Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/24705 E. 2023/7242 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/24705
- Karar No
- 2023/7242
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/67 E., 2019/70 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.09.2014 tarihli ve 2013/166 Esas , 2014/258 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.09.2014 tarihli ve 2013/166 Esas , 2014/258 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 20.11.2017 tarihli ve 2017/25872 Esas , 2017/23828 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma sonrasında İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2017 tarihli ve 2017/566 Esas, 2017/807 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendinde düzenlenen suçu oluşturması nedeniyle 5235 sayılı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir. 4. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2019 tarihli ve 2018/67 Esas, 2019/70 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 19.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, verilen cezanın hukuka ve yasalara aykırı olduğuna, temyizen incelenerek bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılanı telefonla arayan şahsın, banka hesaplarının terör örgütünün eline geçtiğini, parayı kurtarabilmek için kendisinin verdiği hesaba parasını havale etmesini söylediği, katılanın da verilen hesaba 20.000 TL para transferi yaptığı, gönderilen paranın sanığın hesabına ulaştığı ayrıca 13 adet telefon hattına 2.340,00 TL kontör göndermesini sağlamak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul olunmuştur. 2. Garanti Bankasının cevabi yazısında; paranın yatırıldığı hesabın sanığa ait olduğu, paranın Sirkeci Şubesinden sanığa ait kimlik ile çekildiği ayrıca kamera görüntülerinin de olduğu belirtilmiştir. 3. Sanık ... suçlamayı kabul etmemiş, katılanı hiç tanımadığını olay tarihinde bir şahsın yanına gelerek hesabına para yatırılacağını ancak kendi hesabına yatırılırsa paraya el konacağını bu nedenle sanığın hesabına yatırılmasını istediğini, sanığın karşılığında 1.000,00 TL alacağını bu nedenle de kabul ettiğini beyan etmiştir. 4. Katılan ..., olay tarihinde telefonla arandığını, terör örgütünün banka hesaplarını ele geçirdiğinden bahisle 20.000,00 TL para istediklerini, bu parayı gönderdiğini ayrıca 13 adet telefon hattına 2.340,00 TL kontör gönderdiğini, zararının giderilmediğini beyan etmiştir. 5. Mahkemece sanığın oluşa aykırı savunmaları, katılanın beyanı, bankanın cevabi yazısı ve tüm dosya kapsamına göre uzlaştırma işleminin de olumsuz sonuçlanması nedeniyle sanık hakkında sübut bulan dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 2. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2019 tarihli ve 2018/67 Esas, 2019/70 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen adli para cezasının ödenmemesi halinde kalan cezanın hapse çevrilmesine karar verilmesi ve bozma ilamından sonra sanığın 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2019 tarihli ve 2018/67 Esas, 2019/70 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından “taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceği” şeklindeki bölümler çıkartılarak yerine “ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla değişik 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince infazına” cümlesinin eklenmesi; hüküm fıkrasına "5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulu Kanunu'nun 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sonuç ceza miktarı itibarıyla sanığın 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2023 tarihinde karar verildi.