Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/23270 E. 2023/9242 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/23270
Karar No
2023/9242
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/260 E., 2015/836 K. SUÇLAR :Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmi onama, Kısmi bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 Tarihli ve 2015/260 Esas, 2015/836 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında 1.Özel belgede sahtecilik suçundan,5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık temyiz dilekçesinde; dosyasını temyiz etmek istediğini belirtmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İddianamede özetle; katılan şirkette sözleşmeli satış ve tahsilat elemanı olarak çalışan sanığın, ...Şirketine süt ve süt ürünleri satmadığı halde satmış gibi gösterip fatura düzenlediği, faturadaki ürünleri başka yere satıp tahsil ettiği parayı şirket hesabına yatırmayıp, mal edinip kullandığı, katılan şirket adına M.A.ya ve M.Ö.ye sattığı ürünlerin bir kısım parasını mal edinip kullandığından bahisle cezalandırılması istenmiştir. 2. Sanık özetle; 6 ay kadar katılan şirkette satış pazarlama elemanı olarak çalıştığını, suçlamaları kabul etmediğini, faturaları şirketin yetkililerinin bilgisi dahilinde kestiğini, açık hesap şeklinde çalıştıklarından bazen verilen ürünlerin bedelini o an değil sonra tahsil ettiklerini, ...firmasına süt ürünleri sattığını, bir kısım tahsilat da yaptığını, malı teslim ettikten sonra fatura düzenleyip verdiğini, vermediği bir malla ilgili kesinlikle fatura düzenlemediğini, faturaların bedellerini de şirkete ödediğini, ancak ...firmasının katılana halen borcu olduğunu, katılandaki işinden ayrıldıktan sonra tahsilat yapması gereken firmalardan tahsilatlar yapılamadığı için hakkında şikayette bulunulduğunu, teminat olarak bıraktığı senedi de icraya koyduklarını, faturalardaki imzaların kendisine ait olduğunu savunmuştur. 3. Tanık İ.G. faturaların ...Şirketi ile bir ilgisi olmadığını belirtmiştir. 4. Mahkemece yukarıda belirtildiği şekilde mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanığın ...Şirketi adına sahte fatura düzenleyerek ürünleri başkasına satıp bedelini mal edindiğinin iddia ve kabul edildiği olayda; sanığın vermediği bir malla ilgili kesinlikle bir fatura düzenlemediğini, tahsil ettiği ücretleri katılana verdiğini savunduğu, faturalardaki "teslim alan" imzasının sanığa ait olup olmadığının araştırılmadığı, ayrıca, iddianamedeki, "sanığın ...'a ve ... ......e sattığı süt ve süt ürünleri karşılığında tahsil ettiği sırası ile 613,50 TL, 900,00 TL ve 400,00 TL'sini katılan şirket hesabına yatırmayıp mal edinip kullandığı" şeklinde atılı suç hakkında Mahkemece kararda herhangi bir değerlendirme yapılmadığının anlaşılması karşısında; sahteliği iddia edilen faturalardaki "teslim alan" imzasının sanığa ait olup olmadığının uzman bilirkişi vasıtası ile incelenip, ...Şirketi'nin defter ve kayıtları üzerinde bu malların teslim alınıp alınmadığı uzman bilirkişi vasıtası ile araştırılıp, var ise icra takibi dosyaları ile hukuk dava dosyaları celbedilerek Mahkemece incelenip, dosya kapsamında fotokopileri bulunan "... ........" adına düzenlenen 4839 sıra numaralı tahsilat makbuzu, 20.03.2014 tarihli, "... Ticaret ......... ..." kaşeli "...400,00 TL haricinde mutabıkız" ve "05.12.2013 tarihli tahsilat makbuzu-400+500=900 TL tahsil edilmiştir ...'ya nakit olarak ödenmiştir" açıklamalarını içeren iki adet borç-alacak karşılaştırma listesi, ...kaşeli, 08.03.2014 tarihli, 613,50 TL bakiye borca ilişkin "...'ya (...) 07.03.2014 tarihinde yukarda mevcut bakiyemi nakit olarak ödemiştim herhangi bir borcum yoktur" şeklinde açıklama içeren belge araştırılıp incelenerek bunların neticesine göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması, 2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 3. Sahtecilik konusu olduğu ileri sürülen faturaların akıbeti hakkında bir karar verilmemiş olması, 4. Gerekçeli karar başlığında 2014 şeklinde eksik gösterilen suç tarihinin "06.03.2014" tarihi olması gerektiğinin gözetilmemesi, Nedenleriyle verilen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. B. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın üzerine atılı güveni kötüye kullanma suçunun sübutununda, özel belgede sahteclik suçunun sübutuna bağlı olduğunun anlaşılması karşısında; sübutu halinde, güveni kötüye kullanma suçunun 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ıncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR A. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle ... 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/260 Esas, 2015/836 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, B. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle ... 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/260 Esas, 2015/836 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/23270, K. 2023/9242, T. 30.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-23270-e-2023-9242-k-84a780d4fd56