Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/22043 E. 2023/6619 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/22043
Karar No
2023/6619
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/165 E., 2015/471 K. SUÇLAR :Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2014/165 Esas, 2015/471 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının f bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ile 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 40,00 TL adli para cezasına mahkûmiyet ve hak yoksunluklarına; resmi belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûmiyet ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; çekin ön yüzündeki imzanın sanığa ait olmadığı, sanığın çekin sahte olduğunu bilmediği, aleyhe delil olmadığı, ...tan çekin sahte olduğu bilinmeden alındığı, işin icabı halin gerekliliğinin nazara alınmadığı çek aldığı mal verdiği herkesin detaylı kimlik bilgilerini bilebilme imkanının bulunmadığı, müştekinin zararının olmadığı, kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın karpuz fidesi almak amacıyla Dinamik Fide Bahçecilik isimli iş yerine sipariş verdiği, 20.04.2012 tarihinde almak istediği karpuz fidelerine karşılık Şekerbank ...şubesine ait 26.09.2012 keşide tarihli 1006789 seri numaralı ve 39.500,00 TL bedelli sahte çeki verdiği anlaşılmaktadır. 2.Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 09.06.2012 tarih ve 2012/1633 sayılı ekspertiz raporunda çekin tamamen sahte olduğu, çek üzerindeki yazı ve imzalara ilişkin alınan raporda birinci ciranta yazı ve imzasının sanığa ait olduğunun çekin ön yüzündeki yazı ve imzaların sanığa ait olmadığının ve çekin aldatma kabiliyetini haiz olduğunun bildirildiği görülmüştür. 3. Mahkemesince, sanığın söz konusu çeki ayrıntılı adres ve kimlik bilgilerini beyan edemediği bir şahıstan aldığı yönündeki soyut beyanda bulunduğu,bu çeki aldığını iddia ettiği ticari işleme ilişkin açıklayıcı ve somut delil ileri süremediği ayrıca çekin birinci cirantası konumunda olan sanığın sahte olduğunu bildiği çeki piyasada işleme koymaya çalıştığı anlaşıldığından sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği ve eyleminin sabit olduğu, sanığın aldatma kabiliyetine haiz ve sahte olarak oluşturulmuş çeki kullanarak karpuz fidesi almak amacıyla müştekiye verdiği, sanığın aldatma kabiliyetine haiz ve sahte olarak oluşturulmuş çeki kullanmak eyleminin müşteki yönünden dolandırıcılık suçunun hile ve desise unsurunu oluşturduğu, çekin sahteliğinin müştekinin malı sanığa teslim etmeden anlaşıldığı bu suretle sanığın sahteliğini bildiği çeki kullanarak müştekiyi dolandırmaya çalıştığı eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı gerekçesiyle mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1.5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde eğer suçtan elde edilecek haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde, asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca, 20,00-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurmak suretiyle eksik adli para cezası tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli, 2014/165 Esas, 2015/471 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.09.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/22043, K. 2023/6619, T. 28.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-22043-e-2023-6619-k-a2da811ab78f