Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/21546 E. 2025/3733 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/21546
- Karar No
- 2025/3733
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/76 E., 2015/206 K. SUÇ :Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde;sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. "Sanığın ele geçirdiği Akbank ... Şubesine ait, ..., 30.02.2008 keşide yer ve tarihli, hamiline yazılı, keşidecisi ... Teks. Konf. Paz. San. ve Tic. Ltd. olan, 1.830 TL bedelli,... çek no.lu sahteliği 28.04.2008 tarihli ekspertiz raporuyla tespit edilen çeki ciro ederek katılana yapmış olduğu çeki vererek tedavüle koyduğu, katılanın ticaret karşılığında çeki verdiği mağdurun iş bu çeki ... .... Şube Müdürlüğüne tahsili için ibrazı ile çekin sahteliğinin tespit edildiği, bu şekilde sanığın Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği" iddia ve kabul olunan somut olayda; katılanın aşamalarda tespit edilen beyanlarında 25.01.2008 tarihinde yapılan ticari iş nedeni ile suça konu çeki sanığıın kendisine verdiğine ilişkin beyanları ile dosya arasında mevcut katılanın sahibi olduğu şirkete ait sanık adına düzenlenen 25.01.2008 tarihli fatura ve sevk irsaliyesine göre sanık ile katılan arasındaki ticari işin 25.01.2008 tarihinde gerçekleştiği, suça konu çekin ise 30.02.2008 tarihinde keşide edildiğinin anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması hâlinde, borç hileli davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı nazara alındığında; katılan ile sanık arasındaki sözleşme gereği ticari işe konu ödemenin nasıl yapılacağı, borcun çek ile ödenmesi konusunda anlaşma olup olmadığı, bu kapsamda ileri tarihli düzenlenmiş çek alınıp alınmadığı hususlarının katılan ile sanıktan sorulmak suretiyle tespiti ile sonucuna göre sanığın kastı ve hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması, B. Kabule göre de; 1.5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesinin (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde, suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca, 20,00-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenmesi gerektiği gözetilmeden somut olayda, elde edilen haksız menfaat miktarının 1830,00 TL olduğu dikkate alınarak; adli para cezasına esas temel gün sayısının 183 gün yerine 60 gün belirlenerek uygulama yapılması ve sonrasında 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesinin son cümlesi uyarınca sonuç adli para cezasının doğrudan 3660,00 TL'ye çıkartılması suretiyle fazla ceza tayini, 2.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeden, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması, 3.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmemesi, 4.Suça konu eylemin gerçekleştirildiği tarih olan 28.01.2008 tarihi yerine, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 24.04.2008 şeklinde gösterilmesi, Yasaya aykırı sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereği sanığın sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının SAKLI TUTULMASINA, 19.03.2025 tarihinde karar verildi.