Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/21184 E. 2025/2884 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/21184
Karar No
2025/2884
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/96 E., 2015/263 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında kurulan hükümlere ilişkin yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığına ilişkin vicdanî kanının deliller ve dosyadaki bilgilerle uyumlu verilere dayandırıldığı, kurulan hükümlerde bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,

II. Resmi belgede sahtecilik suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere ilişkin yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 193. ve 195. maddelerinde yer alan ayrık durumlar dışında, sanıklardan ...'ün sorgusu yapılmadan hüküm kurulmasının mümkün olmadığı, sanığın 11.11.2014 tarihli oturuma katıldığı, kimlik tespitinin yapıldığı, savunması alınmadan müsnet suçtan yokluğunda mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 193 ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkı kısıtlanmış ise de zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olduğu gözetilerek yapılan incelemede;

Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-a bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın sorgularının yapıldığı 08.07.2014 tarihi olduğu, sanıklar ..., ... ve ...'ın sorgularının yapıldığı 11.11.2014 tarihi olduğu sanık ... yönünden ise 5237 sayılı Kanun’un 67/2-c maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 26.03.2014 tarihinde düzenlenen iddianame olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşılmakla ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223. maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

III. Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık ... hakkında kurulan hükme ilişkin yapılan incelemede; Sanık ...'ün 08.07.2014 tarihli oturuma katıldığı, Mahkemece sanığın kimlik tespitinin yapıldığı, ancak savunmasının alınmadığı, bir sonraki 11.11.2014 tarihli oturumda da yer alan sanığın savunmasının alınmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.03.2014 tarih ve 2013/12-74 - 2014/140 E-K sayılı ilamı ile istikrarlı diğer kararlarında da vurgulandığı üzere; ceza yargılanmasında sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulabileceğine ilişkin kuralın, fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir durumun varlığı halinde, başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesi ile sınırlı olarak uygulanabileceği, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda ise sanığın savunması alınmadan hüküm kurulamayacağı gözetilmeden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması

Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeksizin hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/21184, K. 2025/2884, T. 05.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-21184-e-2025-2884-k-962883890e9f