Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/20674 E. 2025/6276 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/20674
- Karar No
- 2025/6276
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/28 E., 2015/263 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü; 1. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz başvurusu yönünden yapılan incelemede; Sanığa yüklenen “Resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılanın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 2. Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz başvurusu yönünden yapılan incelemede; Sanığın, suç tarihinde katılandan aldığı tekstil ürünlerine karşılık suça konu sahte çeki ciro etmek suretiyle katılana verdiği, katılan tarafından suça konu çekin bankaya ibrazında sahte olması nedeniyle işlem yapılmadığı, sanığın sahte çeki ticari ilişki sırasında kullanıp, haksız menfaat elde ettiği iddia olunan olayda; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması açısından; Katılanın kardeşi olan ...'in tanık sıfatıyla beyanının alınarak, suç tarihinden önce katılan ile sanık arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, ticari ilişkileri varsa sanığın ödemeleri nakit mi yoksa çek olarak mı ödediğinin, yine suç tarihinde sanığın kendi adına mı yoksa açık kimlik ve adresini bilmediğini belirttiği ... isimli şahıs adına mı ürün aldığının tespiti, söz konusu ticari ilişkiyi ispata yarar belgelerin temini, sanığın bu ticari ilişkiye şahit olduğunu belirttiği ... ...'in ve kendisini kısmi ödemede bulunduğu belirttiği ...'in muhasebecisi olan ...'un tanık sıfatıyla ayrıntılı beyanının alınması, açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti halinde ...'un olaya ilişkin tanık beyanının alınması, katılanın beyanının alınarak, zararının tamamen veya kısmen giderilip giderilmediği, zarar giderilmiş ise zararın hangi tarihte giderildiği ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun 168. maddesi kapsamında kısmı ödemeye rızası olup olmadığı hususları sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılanın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 20.05.2025 tarihinde karar verildi.