Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/20410 E. 2024/9168 K. – Güveni Kötüye
Konu: Güveni Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/20410
- Karar No
- 2024/9168
- Karar Tarihi
- Konu
- Güveni Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/420 E., 2015/878 K. SUÇ : Güveni kötüye kullanma HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Germencik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.09.2015 tarihli ve 2014/420 Esas, 2015/878 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında güveni kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan temyizinde özetle; sanıkların cezalandırılmasına yeter somut delilin dosya kapsamında bulunduğu gerekçesi ile ve resen gözetilecek nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. III. GEREKÇE Katılanın, sanık ... ile evli olduğu, aldıkları ... plakalı kamyonun katılan adına kayıtlı olduğu, maddi sıkıntıları nedeni ile sanık ...'nın aracı çalıştırmak üzere İzmir 'de tır garajında çalışan sanık ...'ın kardeşi ... ile konuştuğu, suç tarihinde de sanık ...'ın gelerek aracın yürüyen aksamlarını tamir ettirdikleri, kiraya vererek çalıştıracaklarını söyleyerek kamyonu aldıkları, daha sonra kamyonun sanık ... ile arasında olduğunu bahane ederek katılana herhangi bir ödeme yapmadıkları gibi aracı da kaybettikleri iddia edilen olayda; katılanın 05.06.2013 tarihli şikayet dilekçesinde kamyonunu sanık ...'a 1 aylığına, aylığı 3.000,00 TL'den çalıştırması için eşi sanık ...'nın kendisini hile ile kandırarak sanık ...'a kiraya verdirdiği, bu arada eşi sanık ... da evi terkederek kaçtığını, katılan 21.03.2014 tarihli dilekçesinde ise olay hakkında daha detaylı beyanlarda bulunarak, sanık ...'ın aracı çalıştıracağını, eşi sanık ...'nın da araçta şoförlük yapacağını söylediği, kendisinin kabul etmediği, eşi sanık ...'dan kendi rızası olmaksızın anahtarı aldığını, 09.01.2015 tarihli celsede sanıkların kamyonu çalıştırmak niyeti ile kendisinden istediklerini, buna binaen kamyonu kendilerine teslim ettiğini beyan ettiği, katılanın dosya kapsamında sair beyanları da bulunduğu, sanık ...'ın kolluk ifadesinde ve 16.02.2015 tarihli duruşmada kamyonu hiç almadığı, kamyonun sanık ...'da kaldığı yönünde beyanı bulunduğu, 08.05.2015 tarihli duruşmada, sanık ...'nın bir ara kamyonu kendisine borcu ödenmiş şekilde getirdiğini, yaklaşık bir hafta kamyonun kendisinde kaldığını, akabinde sanık ...'nın tekrar kamyonu kendisinden aldığını savunduğu, ayrıca bir beyanında kamyonun yarısının sanık ...'ya yarısının erkek kardeşi ...'a ait olduğundan bahsettiği, sanık ...'nın Cumhuriyet Savcılığı ifadesinde, sanık ...'ın hem kamyonun borcunu ve ...'a olan borcunu ödemesi için aracın vizesini, sigortasını yaptıracağını, sanık ...'nın da kamyonda şoför olarak çalışacağını, şoför maaşını sanık ...'ya vereceklerini söylediğini, kamyonu alıp gittiğini ama sanık ...'ın "iş yok gelme" diyerek kendisini oyaladığını, sonra bu araçtan sana hayır yok, parayı getir aracı götür dediğini, Mahkeme savunmasında eşi katılan ile konuşup anlaşıp kamyonu verdiklerini beyan ettiği, bir kısım şahitlerin dinlendiği, sanıkların kamyonu uhdesinde tutan kişi olarak birbirlerini suçladığı, sanık ...'nın kamyonu sanık ...'a kiraladığı yönünde bir kısım şahit beyanları da bulunduğu, dosya kapsamında aynı şahısların önceki beyanları ile ya da birbirleri ile çelişkiler bulunduğu hususlarının anlaşılması karşısında; suç tarihi ve sonrasında kamyonun vergi, sigorta, vize gibi borçlarının kim tarafından hangi tarihte, nereden ödendiği/ yaptırıldığı araştırılıp, katılan, sanıklar, sanık ...'ın şahitleri ... ve ... ve gerektiğinde evvelce mahkemece dinlenen şahitler yeniden dinlenerek, var ise birbirleri ile, kendilerine ait önceki ifadeleri ve dilekçeleri ile çelişkileri giderilerek, olayın nasıl gerçekleştiği, kamyonun kim/ kimler tarafından kime ne suretle, ne sebeple verildiği, kiralama ilişkisi olup olmadığı, var ise kimin kime kiraladığı, kamyonun en son kimde kaldığı, sanıkların asli faillik ve suça iştirak durumları, sanıkların üzerlerine atılı suçun 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında mı yoksa 155 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında mı kaldığı, her bir sanık bakımından ayrı ayrı suçun sübut bulup bulmadığı net bir şekilde ortaya konup, suçun sübutu halinde sanık ...'nın 5237 sayılı Kanun'un 167 inci maddesinde düzenlenen "şahsi cezasızlık sebebi veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebep" hükümlerinden yararlanıp yararlanmayacağı, suçun niteliğine göre zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği ele alınıp, bu araştırma ve incelemeler sonucu sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi, suçun sübutu halinde, 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemlerinin yapılmasından sonra sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Nedenleriyle sanıklar hakkında kurulan beraat hükümleri hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Germencik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.09.2015 tarihli ve 2014/420 Esas, 2015/878 Karar sayılı kararına yönelik katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2024 tarihinde karar verildi.