Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/20363 E. 2025/5845 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/20363
Karar No
2025/5845
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/350 E., 2014/428 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında, resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı CMK'nın 231/5 maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, aynı Kanun'un karar tarihinde yürürlükte bulunan 231/12. maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve itiraz merciince gereğine tevessül edildiği ve kararın 11.09.2015 tarihinde itirazın reddi üzerine kesinleştiği, bu itibarla temyizin kapsamı dışında olduğu belirlenmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın, şikâyetçi ...'a ait olan ... Gıda İnş Oto San ve Tic Ltd Şti'ye ait olan ve 10.02.2009 tarihinde çalıntı ihbarı yapılıp 12.02.2009 tarihinde ödemeden men yasağı konulan 25 adet çekten suça konu olan bir tanesini bir şekilde ele geçirip lehdarı, hakkında beraat kararı verilen temyiz dışı sanık ... olacak şekilde ve 12.600,00 TL bedelli ve 05.07.2009 keşide tarihli olarak düzenlediği, ... adına ciroladığı, akabinde kendisine ait B.S. Taah İnş Yapı ... şirketi adına cirolayıp katılan ...’e verdiği, katılanın çeki bankaya ibrazında çalıntı olduğunun anlaşıldığı olayda; 1. Sanığın 14.07.2009 tarihli kolluk beyanında; “... benim inşaatımda çalıştı, kendisine borcum olduğu için bu çeki 2009 yılı Nisan ayı başlarında kendisine ciro ederek verdim.”; katılan ...'in aynı tarihli kolluk beyanında; “...’nın inşaatının çatısını yaptım. Ben inşaatı 2009 yılı Mart ayı içerisinde bitirdim. Kendisinden 12.600,00 TL alacağım vardı. Bu alacağıma karşılık tam tarihini hatırlamıyorum ancak 2009 yılı Nisan ayının başlarında bu çeki verdi.”, keza katılan ...'in kovuşturma aşamasında 13.11.2014 tarihli duruşmada; “Ben ...'nın yanında çalışmıştım, çalışmamız karşılığında bana suça konu olan çekleri vermişti.” şeklindeki beyanları ile katılanın kardeşi tanık ... Macit'in 13.05.2014 tarihli duruşmada; “... ile bizim ticari ilişkimiz vardı Batıkentte inşaat işi yapmıştı, yaptığımız işe mukabil dava konusu olan 12.600 TL'lik çeki bize verdi.” şeklindeki anlatımları karşısında, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.03.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması hâlinde borcun, kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğduğundan söz edilemeyeceğine dair içtihat uyarınca işin bitirildiği tarih ile suça konu çekin verildiği tarih kesin olarak belirlenmesi keza, taraflar arasında hizmet akdinin başında ödemenin çek ile yapılacağının kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı hususları şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması, Kabul ve uygulama yönünden; 2. 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adlî para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi, 3. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunluklarına ilişkin olarak Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin eklendiği gözetilerek hak yoksunlukları yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunlululuk bulunması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 12.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/20363, K. 2025/5845, T. 12.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-20363-e-2025-5845-k-b589bf891e40