Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/20029 E. 2025/11811 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/20029
Karar No
2025/11811
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/375 E. 2015/247 K. SUÇ : Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: ... Emeklilik ve Hayat A.Ş'nin acentesi olan sanığın, katılanların başka bir sigorta aracılık hizmetleri bünyesinde işlem gören kişisel birikimlerinden haberdar olduğu, katılanlara fonun yönetimini yapan ve bir dönem birlikte çalıştıkları ... isimli arkadaşının fonları iyi idare edemediğini söylediği, katılanlara fonlarla ilgili bilgi aktararak samimiyet kurmaya başladığı ve katılanları kendisini çok iyi bir fon uzmanı tanıttığı, Hazine tarafından yılda bir defaya mahsus düzenlenen yüksek getirili ve risksiz fonlardan yararlandırmak üzere aracı kurum ve bankalara belli sayıda kontenjan tanındığını, kendisinin de bir kişilik kontenjanı olduğunu, Hazine ile görüşüp bir kişilik daha kontenjan almaya çalışacağını söylediği, akabinde de Hazineden bir kişilik daha kontenjan almayı başardığını, paranın katılanlar adına açılacak ... yatırım hesabına aktarılacağını, hesaplarını istedikleri zaman e-devlet şifresi ile görüp istedikleri zaman paralarını çekebileceklerini söyleyerek katılanlara ikişer adet ... poliçesi imzalattığı, poliçeleri ... Genel Müdürlüğüne gönderip onaylatacağını, poliçelerin onaylanmış bir şekilde ellerine geçmesinin 1 ay süre alacağını, ama bu fondan yararlanmak için mümkün olan en yüksek meblağdaki paranın hemen hesaba yatması gerektiğini söylemesi üzerine de, katılanların toplam 1.847.000,00 TL'yi sanığa verdiği, katılanların ısrarla birikimlerini ...'ta bulunan hesapları üzerinden sanığa göndermek istedikleri, ancak sanığın işin acele olduğunu, miktar itibari ile havalenin gecikeceği gibi bahanelerle paranın bir kısmını elden aldığı, süreçte sanıktan şüphelenmeye başlayan katılanların ... Genel Müdürlüğünü arayıp poliçelerini sorduklarında böyle bir poliçenin olmadığını öğrendikleri, sanığın bu suretle üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul olunan olayda; 5237 sayılı Kanun'un 158/1-i bendinde, dolandırıcılık suçunun serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi hâlinin nitelikli hâl olarak kabul edildiği, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 65/2 maddesinde serbest meslek faaliyetinin tanımına yer verilerek; “Serbest meslek faaliyeti sermayeden ziyade şahsi mesaiye ilmi veya meslek bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.” şeklinde düzenlendiği, aynı Kanun'un 66. maddesi ise “Serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler serbest meslek erbabıdır.” hükmünün bulunduğu, yasada kendi nam ve hesabına mesleğin gerektirdiği etik kurallara uygun olarak çalışması gereken kişilerin toplumda kendilerine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlemeleri hâli nitelikli dolandırıcılık olarak düzenlenmiş ise de bu bendin uygulanabilmesi için failin serbest meslek mensubu olması ve dolandırıcılık suçunu da mesleği gereği kendisine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle işlemesi gerekte olup bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; ... Emeklilik ve Hayat A.Ş' nin acentesi olan sanığın serbest meslek sahibi olarak değerlendirilemeyeceği ve sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde düzenlenen tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, vasıflandırmada hata sonucu 5237 sayılı Kanun'un 158/1-i maddesi uyarınca hüküm kurulması, ceza miktarı itibarıyla sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 18.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/20029, K. 2025/11811, T. 18.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-20029-e-2025-11811-k-baafa02dd1c4