Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/31083 E. 2025/12962 K. – Serbest Meslek

Konu: Serbest Meslek Sahibi Kişilerin Dolandırıcılığı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/31083
Karar No
2025/12962
Karar Tarihi
Konu
Serbest Meslek Sahibi Kişilerin Dolandırıcılığı

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/153 E., 2016/94 K. SUÇ : Serbest meslek sahibi kişilerin dolandırıcılığı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK’nın 158/1-i bendinde, dolandırıcılık suçunun serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi hâlinin nitelikli hâl olarak kabul edildiği, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 65/2 maddesinde serbest meslek faaliyetinin tanımına yer verilerek; “Serbest meslek faaliyeti sermayeden ziyade şahsi mesaiye ilmi veya meslek bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır.” şeklinde düzenlendiği, aynı Kanun'un 66. maddesi ise “Serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler serbest meslek erbabıdır.” hükmünün bulunduğu, yasada kendi nam ve hesabına mesleğin gerektirdiği etik kurallara uygun olarak çalışması gereken kişilerin toplumda kendilerine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlemeleri hâli nitelikli dolandırıcılık olarak düzenlenmiş ise de bu bendin uygulanabilmesi için failin serbest meslek mensubu olması ve dolandırıcılık suçunu da mesleği gereği kendisine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle işlemesi gerekte olup bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın ... Sigorta yetkili acenteliğini yaptığı ancak bu faliyetinin sona ermesine rağmen acente gibi hareket ederek katılan adına sahte sigorta poliçesi düzenleyip tahsilat yapmak suretiyle atılı suçu işlediği iddia ve kabul edilen olayda;

Sanığın görevinin serbest meslek olarak nitelendirilemeyeceği, suç tarihi itibariyle yetkili acente olmaması ve sanığın tacir veya şirket yöneticisi yada temsilcisi olmaması halinde ise 5237 sayılı TCK'nın 158/1-h maddesinde düzenlenen tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında işlenen dolandırıcılık suçunun da oluşmayacağı, bu hâliyle; suç vasfının ve maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından;

1. ... Sigorta A.Ş.ye sanığın acenteliğinin hangi tarihte feshedildiğinin ve suç tarihi itibariyle poliçe düzenleme yetkisi olup olmadığının sorulması, 2. Sanığın faaliyetini bir şirket bünyesinde yapıp yapmadığının veya tacir ya da esnaf olup olmadığının, ticari sicilde kaydı olup olmadığının araştırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile suç vasfında hataya düşülerek hüküm kurulması, 3. 17.06.2005 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 08.08.2006 olarak yazılması,

Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/31083, K. 2025/12962, T. 14.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-31083-e-2025-12962-k-40c1196dc1cc