Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/198 E. 2023/6178 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/198
- Karar No
- 2023/6178
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/14 E., 2016/9 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2014/14 Esas, 2016/9 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 210 uncu maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; savunma hakkının kısıtlanmış olmasına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, olayın tek tanığı olan A. T. ile ilgili yazı ve imza incelemesi yapılmadığından eksik incelemeye ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, önceden doğan borcuna karşılık suça konu Garanti Bankası Antalya ... Şubesine ait 16.12.2011 keşide tarihli, 32.000 TL bedelli sahte çeki katılan ...'e verdiği, katılan tarafından tahsil için bankaya ibraz edildiğinde çekin tamamen sahte olduğunun ortaya çıktığı, bu nedenle sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Sanık ... kovuşturma aşamasında yakalama yolu ile 09.05.2014 tarihinde alınan savunmasında, üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek, katılan ...'in kim olduğunu hatırlamadığını, birden fazla firmayla temizlik maddesi alım-satımı işinin olduğunu, suça konu çeki vermediğini, imzalamadığını ve ciro etmediğini beyan etmiş iken yargılama aşamasında vermiş olduğu 12.05.2014 tarihli beyan dilekçesinde; keşideci şirkette pazarlamacı olarak çalıştığını, patronu olan Y. T. ile eşi A. K.'nın yanlarında bir erkek şahıs ile birlikte geldiklerini, depodan mal teslim ettiklerini ve çek alacaklarını söylediklerini, çekin yanlış yazılmaması için kendisinin yazdığını, çeki imzalaması istenmesine rağmen çeki imzalamadığını, çeki Y. T. ile eşinin ciro ederek dükkana bıraktığını beyan ederek çelişkili savunmada bulunduğu tespit edilmiştir. 3. Katılan ... aşamalarda alınan beyanında özetle, sanık ...'ya 21.492 TL tutarında deterjan verdiğini, fatura düzenlediğini ve bunun karşılığında kendisinden suça konu çeki aldığını, kalan miktarla ilgili de yine bir kamyon daha mal göndereceğini, ancak çeki bankaya sorduğunda çekin sahte olduğunu öğrenince karakola gidip şikayetçi olduğunu beyan etmiştir. 4. Suça konu çek ile ilgili olarak; a)Soruşturma aşamasında Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 21.09.2011 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu çekin tamamen sahte olarak oluşturulmuş olduğu, ön yüzündeki yazılar ile keşideci imzasının ... eli ürünü olmadığı ve aldatma niteliğinin bulunduğu, b)Kovuşturma aşamasında Adli Tıp Kurumundan alınan 20.11.2015 tarihli adli tıp raporunda, suça konu çekin arka yüz birinci ciro imzası ile ...'nın mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği, tümden sahte olarak oluşturulduğu, keşideci imzasının teşhise götürecek karakteristik materyal, önemli yazı ve tanı unsuru içermeyen, karalama tarzında çizgilerden ibaret, tersiminin basit, taklidinin kolay bir imza olması nedeniyle aidiyetinin ve bu meyanda sorulduğu üzere ...'nın eli ürünü olduğu ya da olmadığı yönünde bir tespite gidilemediği, çekin ön yüz yazıları ile ...'nın mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu yazıların ...'nın eli ürünü olduğu şeklinde rapor tanzim edildiği tespit edilmiştir. 5. Tanık Y. T. kovuşturma aşamasında alınan anlatımında; gemi inşaat, bakım onarım tamir işleri ile uğraştığını, iddianamede bahsi geçen müştekiyi hiç tanımadığı, sanığı da hemşerisi olması münasebetiyle tanıdığı, ancak kendisiyle hiç bir ilgi ve alakasının bulunmadığı; tanık A. T. ise, suça konu çek ile bir ilgisinin bulunmadığı şeklinde anlatımda bulunmuş olduğu anlaşılmıştır. 6. Sanık hakkında, alınan ekspertiz ve adli tıp raporu, sanık savunması, katılan beyanları, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamından atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE Katılanın, 20.09.2011 tarihli emniyet ifadesinde, suça konu çeki bu tarihten 3 gün önce sanıktan teslim aldığını beyan etmesi karşısında, en aleyhe kabulle "17.09.2011" tarihinin suç tarihi olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; 1.Dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda, Mahkemenin suçun yasal unsurlarının oluştuğuna yönelik kabulü ile, sanığın usulüne uygun sorgusunun yapılmış olduğu, karar duruşmasına hiçbir mazereti olmadığı halde katılmadığı, UYAP kayıtlarının tetkikinde karar duruşması itibari ile cezaevinde de olmadığı, olayın tek tanığı olan A. T. ile ilgili yazı ve imza incelemesi yapılmamasının esasa etkisi bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın savunma hakkının kısıtlanmış olmasına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, olayın tek tanığı olan A. T. ile ilgili yazı ve imza incelemesi yapılmadığından eksik incelemeye ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 3.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2014/14 Esas, 2016/9 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.09.2023 tarihinde karar verildi.