Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/19241 E. 2025/4111 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/19241
- Karar No
- 2025/4111
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/130 E. 2015/9 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın, suç tarihinde nişanlısı olan ...'nun çek hesabına ait suça konu çek yaprağını bir şekilde ele geçirip, çeki 13.000,00 TL bedelli olacak şekilde tanzim ettiği ve satın aldığı ... plaka sayılı araç karşılığında katılana verdiği, katılanın çekin karşılıksız çıkması üzerine sanık ve nişanlısı hakkında icra takibi başlattığı, sanık ve ...'nun ise çekteki imza ve yazıların sahte olduğundan bahisle savcılığa suç duyurusunda bulunduğu, ... Kriminal P.L.M’nin 05.03.2014 tarihli raporunda ise; çekin ön yüzündeki yazılar ile arka yüzündeki birinci ciranta yazısı ve imzasının sanığın el ürünü olduğunun belirtildiği, sanığın bu suretle üzerine atılı suçu işlediği iddia olunan olayda; 1. Sanığın, nişanlısı ...'nun iş yerinde bulunmadığı bir esnada çekmeceden suça konu çeki alarak doldurduğunu, tanık ...'dan satın aldığı araç karşılığında suça konu çeki keşideci imzası boş şekilde verdiğini, katılan ile ticari bir alışverişinin olmadığını, savcılıktaki ifadesi sırasında kendisine çeki göstermedikleri için o şekilde ifade verdiğini, aracı arızalı çıkması üzerine iade ettiğini ancak çeki geri alamadığı yönündeki savunması ve katılan ...'ın da 23.01.2013 tarihli savcılık ifadesinde, sanığın aracı iade ettiğini beyan etmesi karşısında maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; ...plaka sayılı araca ilişkin araç satış sözleşmesinin getirtilmesi, buna göre sanığın suça konu çeki hangi ticari ilişkiye istinaden kime verdiğinin belirlenmesi ve sanığın, suça konu aracı katılana iade edip etmediği hususunun araştırılması ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde düzenlenen “etkin pişmanlık” hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 158. maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca, en az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin ve 5237 sayılı Kanun'un 158. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi gereğince temel ceza belirlenirken önce suçtan elde olunan haksız menfaat dikkate alınmaksızın, gün adli para cezası belirlenip indirimler yapıldıktan sonra doğrudan suçtan elde olunan haksız menfaat miktarının iki katı adli para cezası belirlenmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca, hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2025 tarihinde karar verildi.