Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/18977 E. 2025/6113 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/18977
- Karar No
- 2025/6113
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/439 E., 20154/448 K. SUÇLAR :Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanığın Temyizi Yönünden; Sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2009/13-12 sayılı Kararı ile aynı Kanun'un 231/12. maddesi gereği itirazı kabil olup temyizinin mümkün bulunmadığı, kanun yolu incelemesinin itiraz mercisince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Bilişim Sistemleri Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanığın Temyizi Yönünden; Yapılan ön inceleme neticesinde;sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın suça konu çekte üçüncü ciranta olduğu ve ciro ederek suça konu çeki soruşturma aşamasında İstanbul 20. Sulh Ceza Mahkemesinin 07.04.2011 tarih ve 2011/723 sayılı yakalama kararı uyarınca Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesince tespit edilen savunmasında beraber iş yaptığı ... isimli kişinin doldurarak borcu olduğu ve zor durumda bulunduğunu beyan etmesi üzerine alarak ciroladığını ve ...'ye geri verdiğini, hakkında beraat verilen temyiz dışı diğer sanığı tanımadığını, kovuşturma aşamasında ise 20 yıl kadar önce esnaflık yaptığını ve kendisine ait çek hesabı açtığını, ancak 20 yıldan bu yana kimseye çek vermediğini, diğer sanık ile katılanlar ve şikâyetçiyi tanımadığını, temyiz dilekçesinde ise malzeme almak için çeki cirolamış olabileceğini beyan ettiği, hakkında beraat kararı verilen temyiz dışı sanık ...'in aşamalarda tespit edilen savunmalarında suça konu çeki sanıktan elektrik işi karşılığında aldığını ve cirolamadan borcuna karşılık şikâyetçi ...'a verdiğini ve şikâyetçi ...'ın istemi üzerine suça konu çek ile dava dışı 2 adet çeki katılan ...'e, şikayetçi ... 'ın borcuna karşılık verdiğini beyan ettiği halde sanık ile aralarındaki ticari işe ilişkin fatura ibraz edemediği, katılan ... ile şikâyetçinin aralarındaki arsa satış iş ve işlemlerine ilişkin de herhangi bir bilgi ve belge ibraz edememeleri yanında dosya kapsamında yer alan kriminal rapora göre de çekteki imzanın keşideciye ait olmadığı gibi diğer ilk iki ciranta imzalarının da o kişilere ait bulunmadığı, ancak keşideci ... yazımı üzerinde bulunan kuşkulu imza ile çek arka yüzü üzerinde bulunan ... yazımı altında bulunan kuşkulu imzanın muhtemel katılan ... eli ürünü olabileceğinin, yine çek üzerinde yer alan kuşkulu "...","..." ve İst" yazımlarının kuvvetle muhtemel katılan ... eli ürünü olabileceğinin, ayrıca çek arka yüzünde yer alan ... ad ve yazımı yanında yer alan imzaların ise kuvvetle muhtemel sanık ... eli ürünü olabileceğinin saptandığı, ayrıca suça konu çekin keşide tarihinin 21.10.2009, katılan ... tarafından bankaya ibraz tarihinin ise 12.08.2009 tarihi olduğunun anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması hâlinde, borç hileli davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı nazara alındığında;gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması açısından sanığın söz konusu çeki temyiz dışı sanık ...'e önceden ... borç için verilip verilmediğinin, aralarındaki sözleşme gereği ticari işe konu ödemenin nasıl yapılacağı, borcun çek ile ödenmesi konusunda anlaşma olup olmadığı, bu kapsamda ileri tarihli düzenlenmiş çek alınıp alınmadığı, borcun yenilenip yenilenmediği,yine katılan ... ile şikâyetçi ...'ın hangi iş ve işlemler için hangi tarihte suça konu çeki aldıkları, borcun çek ile ödenmesi konusunda anlaşma olup olmadığı, bu kapsamda ileri tarihli düzenlenmiş çek alınıp alınmadığı hususlarının katılan ile sanık ve temyiz dışı sanıktan sorulmak suretiyle tespiti ile sonucuna göre sanığın kastı ve hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması, Kabule göre de; 1.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeden, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması, yasaya aykırı 2. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereği sanıkların sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının SAKLI TUTULMASINA, 15.05.2025 tarihinde karar verildi.