Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/18329 E. 2025/6664 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/18329
Karar No
2025/6664
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/353 E., 2015/94 K. SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü; Sanığın üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ve katılan ...'ın kimlik bilgilerini içeren 21.11.2007 tarihli ... ilçesi ... Mahalle Muhtarlığı tarafından düzenlenmiş sahte nakil belgesi ile 26.11.2007 tarihinde Alanya İlçe Nüfus Müdürlüğüne başvurarak yine sahte nüfus cüzdanı talep belgesi ile ... seri nolu nüfus cüzdanı çıkarttığı, katılan ... adına düzenlettirdiği, ikamet il muhaberi, hisse devir sözleşmesi, .... noterinde düzenlettirdiği imza sirküsü ve diğer belgeler ile birlikte ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.nin ortak ve yetkilisi sıfatıyla ... ... Şubesine başvurarak çek hesabı açtırdığı, 08.02.2008 tarihinde çek taahhütnamesini imzaladığı ve çek karnesini alıp keşide ederek kullandığı iddia olunan olayda, 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli, 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan sahtecilik suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, aynı suç işleme kararıyla ve aynı anda düzenlenen belgelerle ilgili olarak tek bir suçtan hüküm kurulması gerekeceği, buna karşın aynı suç işleme kararıyla fakat değişik zamanlarda düzenlenen belgelerle ilgili olarak yine tek bir suçtan hüküm kurulup, aynı Kanun'un 43. maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın arttırılması gerektiği, farklı suç işleme kastının bulunduğunun ispatı halinde ise her bir eylemin ayrı bir suç oluşturacağı dikkate alınarak, somut olaya ilişkin olarak dosya mevcudu ve UYAP sorgulaması neticesinde, sanığın 04.03.2008 tarihinde ... ve ... adlarına düzenlettirdiği sahte kimlik belgeleri ile, şirket kurup, noter aracılığıyla imza beyannameleri çıkartmak, araç satın almak ve ... ile ...'tan çek koçanlarını alıp, kullanmaktan ibaret eylemleri ile ilgili olarak, Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2012/117 Esas sayılı dosyasında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 18.12.2017 tarihli ve 2017/2618 Esas, 2017/2068 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu kararın temyizi üzerine Dairemizin 16.09.2024 tarihli ve 2022/9999 Esas, 2024/10051 Karar sayılı kararı ile onama kararı verilerek kesinleştiği anlaşılmakla; sanığın eylemlerinin aynı suç işleme kararına bağlı olarak zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmadığının değerlendirilebilmesi için yukarıda belirtilen dosyanın ve varsa tespit edilebilen benzer nitelikteki dosyalarının araştırılarak mümkünse mevcut dava ile birleştirilmesi, birleştirme mümkün değilse bu davayı ilgilendiren belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının tartışılması, kesinleşmiş hükümlerin zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezaların mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme sonucu resmi belgede sahtecilik suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Suça konu çekin lehine düzenlendiği ve çeki ciro ederek katılan şirkete veren ... Ltd. Şti. yetkilisinin tanık beyanının alınarak, suça konu çeki hangi ticari ilişki kapsamında kimden aldıklarının belirlenmesi ve ilgili ticari ilişkiyi ispata yarar belgelerin temini ile sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile nitelikli dolandırıcılık suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması, 3. Kabule göre de; Sanığın, katılan ...'ın kimlik bilgilerini kullanarak şikâyetçi adına sahte nüfus cüzdanı düzenlettirme, bu nüfus cüzdanını kullanarak .... Noterliğinde yine şikâyetçi adına sahte imza beyannamesi düzenlettirme, sahte ikametgah ilmuhaberi alma ve bu sahte resmi belgelerle ... ... Şubesine müracat ederek şikâyetçi adına suça konu çekin de aralarında bulunduğu çek hesabı açtırma şeklinde sabit olan eyleminin, .... Noterliğinde düzenlenmiş imza beyannamesinin 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 82. maddesi gereğince sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olması nedeniyle, zincirleme biçimde işlenmiş kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 204/1-3 maddeleri ile 43/1 maddesi gereğince hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini, Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğname'ye aykırı olarak, TCK 204/3. Maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin bozma nedeni yönünden üye ...'nın muhalefetiyle ve oy çokluğu ile diğer bozma nedenleri yönünden oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 27.05.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY İmza sirküsü ve limited şirket hisse devri sözleşmesi noter tarafından düzenleme şeklinde yapılan işlemler olmayıp onaylama işleminden ibaret olduğu, notere ait kaşe ve imzada bir sahteciliğin bulunmadığı buna göre somut olayda TCK’nın 204/3. maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı görüşünde olduğumdan aksi yöndeki sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/18329, K. 2025/6664, T. 27.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-18329-e-2025-6664-k-921357b20c2c