Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/17490 E. 2025/7312 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/17490
Karar No
2025/7312
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/368 E. 2014/531 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM(LER) : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade, bozma Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2014 tarih ve 2013/368 Esas 2014/531 Karar sayılı kararının temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükmün incelenmesinde; Sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5 maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 231/12 maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264/1 maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B.Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde; Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de .. .. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.01.2013 tarihli ve 2013/14 Esas, 2013/5 Karar sayılı görevsizlik kararında sanıkların eyleminin TCK'nın 158/1-f kapsamında kaldığından bahsedildiği, sanığa söz konusu görevsizlik kararının ve eklerinin okunduğu, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f hükmünde suç oluşturan fiilin, aynı maddenin birinci fıkrasının son cümlesinde ise bu fiile uygulanacak ceza miktarının düzenlendiği, gerek iddianamede gerek görevsizlik kararında sanıklara atılı suçun ne olduğunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde anlatıldığı, buna göre sanığa savunmasını yapabilme ve delillerini sunabilme imkânı tanındığı, sanığın kime karşı, ne şekilde ve hangi fiille suç işlediğinin bildirildiği, sanığın savunmasından sonra cezanın arttırılmasını gerektiren ve sonradan ortaya çıkan bir husus ortaya çıkmadığı gibi suç vasfında da bir değişiklik olmadığı, sanığın savunma haklarının kısıtlanmadığı, bu hususta ek savunma verilmesine gerek olmadığı anlaşılmakla Tebliğname'nin bozma görüşüne iştirak olunmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCK'nin 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin indirimler yapıldıktan sonra TCK'nin 158/1.f-son maddesi gereğince doğrudan menfaatin iki katı olarak sanık hakkında fazla ceza tayini, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK‟nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin kısımların tamamen çıkarılarak yerine ''sanığın 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi gereğince 1260 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 62/1 maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 1050 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince günlüğü 20 TL'den hesap edilerek sonuç olarak 21.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereği sanığın gün adli para cezası yönünden 4 gün olan kazanılmış hakkının infaz aşamasında gözetilmesine,'' ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/17490, K. 2025/7312, T. 17.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-17490-e-2025-7312-k-5d51836d5333