Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/17302 E. 2024/10450 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/17302
Karar No
2024/10450
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/154 E., 2015/38 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmış ise de Gebze 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2014 tarihli ve 2013/188 Esas, 2014/151 Karar sayılı görevsizlik kararında sanıkların eyleminin TCK'nın 158/1-f kapsamında kaldığından bahsedildiği, sanıklara söz konusu görevsizlik kararının ve eklerinin okunduğu, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f hükmünde suç oluşturan fiilin, aynı maddenin birinci fıkrasının son cümlesinde ise bu fiile uygulanacak ceza miktarının düzenlendiği, gerek iddianamede gerek görevsizlik kararında sanıklara atılı suçun ne olduğunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde anlatıldığı, buna göre sanıklara savunmalarını yapabilme ve delillerini sunabilme imkânı tanındığı, sanıkların kime karşı, ne şekilde ve hangi fiille suç işlediğinin bildirildiği, sanıkların savunmalarından sonra cezanın arttırılmasını gerektiren ve sonradan ortaya çıkan bir husus ortaya çıkmadığı gibi suç vasfında da bir değişiklik olmadığı, sanıkların savunma haklarının kısıtlanmadığı, bu hususta ek savunma verilmesine gerek olmadığı; sanıkların, gözaltında ve/veya tutuklu kaldıkları tarihlerin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi ve suç tarihinin 24.09.2012 yerine 2012 şeklinde yazılması, mahallinde telafisi mümkün eksiklik olarak kabul edildiğinden ve adli para cezasının infaz aşamasında taksitlendirilmesi mümkün görüldüğünden Tebliğname'nin bozma görüşüne iştirak olunmamıştır. Suçtan elde edilen menfaatin değeri 529,00 TL olduğu ve Mahkemece adli para cezası yönünden temel cezanın takdirinde suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı ifade edildiği hâlde 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f-son maddesi uyarınca 30 gün karşılığı adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından, sanıklar hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. I. Sanık ... Yönünden Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık ... ve müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, II. Sanık ... Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Güncel adli sicil kaydına göre tekerrüre esas başkaca mahkûmiyeti bulunmayan sanık hakkında tekerrüre esas alınan Gebze 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2010 tarihli ve 2010/305 Esas, 2010/1094 Karar sayılı ilâmının, suç tarihinden sonra Yargıtay(Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin, 2012/14802 Esas, 2013/24150 Karar sayılı ilâmı ile 12.09.2013 tarihinde onanarak kesinleşmekle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulandığı paragrafın hükümden tamamen çıkarılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/17302, K. 2024/10450, T. 23.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-17302-e-2024-10450-k-ab8cf88c79ed