Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/15184 E. 2024/550 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/15184
- Karar No
- 2024/550
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/311 E., 2016/87 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma, onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2015/311 Esas, 2016/87 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan beraat, sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlere özgü infaz rejimi, infaz sonrasında denetimli serbestlik tedbiri ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ O yer Cumhuriyet Savcısı temyizinde özetle; sanık ... bakımından; polis tarafından usulüne uygun hazırlanan teşhis tutanakları ve mağdurun ilk celse alınan beyanının soruşturma evresi ile tutarlı olduğu, bu nedenle mağdurun son celsedeki beyanına itibar edilerek sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulması istenmiştir. Sanık ... temyiz dilekçesinde özetle; suçun unsurlarının oluşmadığı, suç kastı olmadığı, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığı, beraatine karar verilmesi, lehine hükümlerin uygulanmadığı, cezada alt sınırdan uzaklaşılması, ceza miktarının fazla olması, takdir indirim yapılmaması, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesi, cezasının ertelenmemesi nedenleri ile kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçeleri ile ve re’sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulması istenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'nın kendisini ...olarak tanıtarak katılan ...'e karşı; sanık ...'nin kendisini ...olarak tanıtarak mağdur ...'e karşı evlenme vaadiyle kendilerine altın aldırıp, ...'nın aynı zamanda bir miktar para da alarak dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia ve kabul edilmiştir. 2. Sanık ... tüm aşamalarda suçlamaları istikrarlı şekilde reddetmiş, sanık ...'nın değişik tarihlerdeki duruşmalarda çelişkili beyanlarda bulunduğu görülmüştür. 3. Katılan ile mağdur, iddia yönünde beyanda bulunmuştur. 4. Tanık Mehmet Mahkemece dinlenmiştir. 5. Katılanın, mağdurun, şahidin soruşturma aşamasında ve duruşmada fotoğraf üzerinden yapılan teşhislerde ve katılan ile mağdurun duruşmada canlı yapılan teşhiste sanık ... bakımından çelişkiye düştüğü, katılan ile mağdurun duruşmada bizzat yakından gördükleri sanık ...'nin dava konusu kişilerden olmadığı yönünde beyanda bulundukları, sanık ... bakımından ise katılan, mağdur ve tanığın duruşmada fotoğraf üzerinden yaptıkları teşhis ile soruşturma aşamasında fotoğraf üzerinden yaptıkları teşhisin uyumlu olduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, o yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıflarının doğru belirlendiği, suçun sübut bulduğunu anlaşılmıştır. Ancak; 1. Sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı belirlenen dolandırıcılık suçu yönünden, suç ve hüküm tarihinden sonra, 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemi yapılması için dava dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması hâlinde yargılamaya devamla hüküm kurulması gerekliliği, 2. Kabule göre de; a) Sanık hakkında kurulan hükümde; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, b) Sanığın tekerrüre esas alınan ilama konu 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasındaki dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılıp, bu mahkumiyetinin tekerrüre esas olmayacağının anlaşılması halinde sabıka kaydında tekerrüre esas olabilecek başka bir mahkumiyeti bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiği, Nedenleriyle, sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün bozulması gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2015/311 Esas, 2016/87 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2015/311 Esas, 2016/87 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2024 tarihinde karar verildi.