Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/15101 E. 2025/12006 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/15101
- Karar No
- 2025/12006
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Banka veya diğer kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.03.2013 tarihli ve 2011/292 Esas ve 2013/173 Karar sayılı kararının katılan ... vekili, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ... ... ve sanık ... tarafından temyiz edilmesi üzerine gereği düşünüldü; Tebliğnamede mağdurlar ... ve ...'ye yönelik, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... ...'in resmi belgede sahtecilik, sanık ...'ın nitelikli dolandırıcılık ve sanık ...'in suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi ve sanık ... hakkında mağdurlar ... ve ... a yönelik nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik katılan ... vekilinin temyiz isteminde bulunduğu kabul edilerek görüş bildirilmiş ise de, katılan ... vekilinin temyiz dilekçesinin katılana yönelik eylemler kapsamından kaldığı belirlenerek, Sanıklar ... ve ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan cezaların süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2 maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu’nun 21/1 maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2 maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata, Tebligat Kanunu’nun 23/1-89 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2 maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2 maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, yasaya aykırı şekilde, sanık ...'e gerekçeli kararın doğrudan sanığın bildirdiği aynı zamanda Mernis adresi olan son adresine 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21/2. maddesi uyarınca 14.05.2013 tarihinde tebliğ edilmesi nedeniyle, sanığın 05.06.2013 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek Tebliğnamedeki temyizin reddi düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1.Nitelikli dolandırıcılık suçundan mağdurlar ... ve ...'a yönelik sanıklar ... ..., ..., ... ile ... hakkında mahkumiyet ve sanıklar ... hakkında beraat, mağdurlar ... ve ...'ye yönelik sanıklar ... ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden Sanıklar ... ..., ..., ..., ... ve ... yönünden, yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı; sanık ... yönünden ise yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekili, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ... ... ve sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden mahkumiyet ve beraat hükümlerinin Tebliğnameye kısmen aykırı olarak oy birliğiyle ONANMASINA, 2.Resmi belgede sahtecilik suçundan sanıklar ..., ..., ..., ... ... hakkında mahkumiyet ve sanık ... hakkında beraat, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümleri yönünden Sanıklar ..., ..., ..., ... ... ve sanık ...'ya yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanıklar ..., ..., ... ve ... ... hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 21.03.2013 tarihinden ve sanıklar ... ve ...'na yüklenen "suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık ...'nun sorgusunun yapıldığı 27.02.2012 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekili, sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ... ... ve sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde karar verildi.