Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/14993 E. 2024/982 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/14993
- Karar No
- 2024/982
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/266 E., 2018/184 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.03.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 ncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi tarafından anılan hükmün; sonradan yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşup oluşmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek bozulmasına karar verilmiştir. 3. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2018 tarihli ve 2017/266 Esas, 2018/184 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanunu'nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 ncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği özetle; hükmün bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.08.02.2012 tarihinde katılanı cep telefonundan arayarak kendisini polis olarak tanıtanların, savcının hesabından onun rızası olmaksızın çekilen paranın katılanın hesabına yatırıldığı, adının suça karıştığını söylemesi, sanığın katılanı hile ile kandırması ve yönlendirmesi neticesinde katılanın sanık hesabına para yatırmasını sağladığı eyleminin suç tarihine göre lehe kabulle basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. 2. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında;...olarak tanıdığı kişiye yardım etmek amacıyla hesabına yatan parayı çekip...'in arkadaşına verdiğini kimseyi dolandırmadığını beyan ederek suçlamaları kabul etmemiştir. 3. Katılan zararının giderilmediğini, katılmak istediğini beyan etmiştir. 4. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, suç tarihinden sonra 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (l) bendi açısından değerlendirme yapıldığında, suç tarihinde yürürlükte bulunan aynı Kanun'un 157 nci maddesinin sanığın lehine olduğu ve atılı suçun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, katılanın zararının giderilmesi koşuluyla uzlaşmak istediği halde sanığın uzlaşma görüşmelerine katılmaması nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığı görülmüştür. 5. Mahkemece, tüm dosya kapsamıyla sanığın savunmasına itibar edilmeyerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ilk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2024 tarihinde karar verildi.