Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/14734 E. 2023/5651 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/14734
Karar No
2023/5651
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/133 E., 2018/327 K. SUÇ : Dolandırıcılık SUÇ TARİHLERİ : 19.08.2011 HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adana 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2012/600 Esas, 2016/533 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 51, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ertelemeye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Adana 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2016 tarihli ve 2012/600 Esas, 2016/533 Karar sayılı kararının sanık ve katılan tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 07.11.2017 tarihli ve 2017/23188 Esas, 2017/22523 Karar sayılı kararı ile "eylemin, hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1.maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.10.2018 tarihli ve 2018/133 Esas, 2018/327 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birici fıkrası, 62, 51, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ertelemeye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, haksız ve hukuka aykırı kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tarihinde, katılanı telefon ile arayıp kendisini komiser ... olarak tanıtan bir kişinin, katılanın nüfus cüzdanının sahtesi yapılarak dolandırıcılık suçu işlendiğini, bu kişiyi yakalatmak için verdiği ... adına açılan hesap numarasına 14.500,00 TL para yatırmasını sağladığı iddiasıyla sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmıştır. 2. Sanık savunmasında; suçlamaları kabul etmemiştir. 3. Katılan beyanında, zararının karşılanmadığını beyan etmiştir. 4. Türkiye İş Bankası A.Ş.den gelen 30.12.2011 tarihli yazıda, 18.09.2011 tarihinde ... tarafından ... adına kayıtlı ... numaralı vadesiz mevduat hesabına 14.500,00 TL tutarında havale gönderildiği, söz konusu havalenin aynı tarihte çekildiği, banka güvenlik kamera kayıtlarının bulunmadığı belirtilmiştir. 5. Katılan tarafından sanığın hesap numarasına yatırılan paralara ilişkin banka dekontları dosyaya konulmuştur. 6. 27.04.2018 tarihli uzlaştırma raporu ile katılanın uzlaşmak istemediğini belirtmesi nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığı tespit edilmiştir. 7. Mahkemece, sanık savunması, katılan beyan, banka dekont ve müzekkere cevapları ile tüm dosya kapsamından, suç tarihinde katılanı telefonla arayarak kendisini komiser olarak tanıtan kişi, savcı ... ile birlikte olduğunu, katılana ait nüfus cüzdanının başkası tarafından kullanıldığını ve piyasanın dolandırıldığını, bu kişiyi yakalamaları için bildirilen hesaba para göndermesi gerektiğini söyleyerek verdiği hesaba 14.500,00 TL para gönderilmesini sağladığı olayda, sanığın katılanı tanımadığını, katılanı polis ve savcı olarak aramadığını, olayda kullanılan kendisine ait banka kartını tanıdığı olan ...'a geçici olarak verdiğini, mağdur olduğunu beyan etmiş ise de, sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu ve itibar edilmeyeceği, eylemin 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi açıkça lehine olan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ve uzlaşmanın sağlanamadığı belirtilerek, temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.10.2018 tarihli ve 2018/133 Esas, 2018/327 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/14734, K. 2023/5651, T. 04.07.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-14734-e-2023-5651-k-1423d0d350e8