Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/124 E. 2024/13241 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/124
- Karar No
- 2024/13241
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/205 E., 2015/673 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi incelenmeksizin iade, kısmi onama Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının itiraz yoluna tabi olduğu belirlenmiştir. Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 318. maddesinde belirtilen yasal süreden sonra, 24.05.2017 tarihli dilekçe ile öne sürdüğü duruşmalı inceleme talebinin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. Dolandırıcılık Suçu Yönünden Sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2009/13-12 sayılı kararı ile aynı Kanun'un 231/12. maddesi gereği itirazı kabil olup temyizinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, temyizen incelenmeyen hükmün mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, II. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Sanık tarafından bankaya ibraz edilen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 25.09.2014 tarihli ve 2014/186 Esas ve 2014/684 Karar sayılı ödemeden men yasağına ilişkin sahte olarak düzenlenmiş ilâmın, Başkan ve tek Üye ile Katip imzasından ibaret olduğu, bu itibarla kararda imzası bulunan kişilerin Asliye Ticaret Mahkemelerinin kuruluşuna ilişkin kanuni düzenlemeye uygun teşekkül etmediği anlaşılmakla, 30.09.2014 tarihinde ibraz edilen sahte mahkeme ilâmının aldatıcı nitelikte olmadığı, 03.11.2014 tarihinde ibraz edilen ödemeden men yasağının kaldırılmasına dair kararın ise Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanı tarafından tek başına verilebilecek kararlardan olmakla, Başkan ve Katip imzasından ibaret olacak şekilde tanzim edilmesi karşısında bu ilâmda aldatıcı özelliğin bulunduğu gözetilerek sanığın eyleminin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan tek bir belge hakkında resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin olduğu gözetilmeden 5237 sayılı TCK'nın 43/1 maddesi gereği zincirleme suç hükümlerinin tatbiki suretiyle fazla ceza tayini, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanığın yaşı, sonuç ceza miktarı itibarıyla lehe hükümlerin uygulanma olanağının bulunmadığı ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62/1. maddesinin uygulanmadığı da gözetilerek hüküm fıkrasında 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesinin uygulandığı paragrafın hükümden çıkarılması ve takip eden fıkraların buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.11.2024 tarihinde karar verildi.