Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/12108 E. 2025/6055 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/12108
- Karar No
- 2025/6055
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3070 E., 2018/3416 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, mühürde sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, esastan ret Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, mühürde sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararının 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu, tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.02.2018 tarihli, 2010/114 Esas, 2018/69 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204/1, 204/3, 43/1, 62, 53 maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mühürde sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 202/2, 43/1, 62, 53 maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 04.07.2018 tarihli ve 2018/3070 Esas, 2018/3416 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; suça konu belgelerin emaneten sanığa bırakıldığını kapalı kolide ele geçmesinin ispatladığını, koliyi bırakan şahsı sanığın açıkladığını, sadece bir adet noterlik evrakı nedeni ile zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağını, zamanaşımının gerçekleştiğini, noter evrakının sanıktan ele geçmediğini, kolideki mühürlerden biri ile bu noter evrakının yapıldığının kabulü için bunun araştırılması ve tüm belgeler için adli tıptan rapor alınması gerektiğini savunarak sanığın beraatini istemiştir. III. GEREKÇE 1.Mühür Bozma Suçu Bakımından Kurulan Hüküm Yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. 2.Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Bakımından Kurulan Hüküm Yönünden; Dosya kapsamına göre; sanığın işyerinden sahte belgeler, matbaa makinası ve suç unsurlarının ele geçirildiği iddia ve kabul edilen olayda; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmemiş ve hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR 1.Mühür Bozma Suçu Bakımından Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünde (1) numaralı bendde açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2.Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Bakımından Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçe bölümünde (2) numaralı bendde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 04.07.2018 tarihli ve 2018/3070 Esas, 2018/3416 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2025 tarihinde karar verildi.