Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/11330 E. 2023/9863 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/11330
Karar No
2023/9863
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/964 E., 2015/1193 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Körfez 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2015 tarihli ve 2015/964 Esas, 2015/1193 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık, okur yazarlığının olmadığını, sürücü belgesini G...isimli şahıs aracılığıyla aldığını, sahte olduğunu bilmediğini beyan ederek hükmü temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. 01.08.2015 tarihinde...Trafik Şube Müdürlüğü görevlilerince yapılan kontrollerde durdurulan 34 KP 9697 plaka sayılı araç sürücüsü sanığın ibraz ettiği ...seri numaralı C sınıfı sürücü belgesinin sahte olduğunun yapılan sorgulama sonucu anlaşılması üzerine yürütülen soruşturmada, alınan kriminal rapor ile sahte olduğu belirlenen sürücü belgesini kullanmak suretiyle sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddia olunmuştur. 2. Sanık savunmasında, sürücü belgesinin olmadığını, birlikte çalıştığı G...isimli şahsın 3.000,00 TL karşılığında kendisine sürücü belgesi çıkarabileceğini söylemesi üzerine evrakı teslim ettiğini, sürücü belgesi gelince parasını verdiğini, sahte olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. 3. G...ile ilgili yapılan araştırmada kimlik bilgilerine ulaşılamamıştır. 4. Kriminal raporda, suça konu sürücü belgesinin, arşivdeki mevcut hakiki örnekleri ile Belge İnceleme Laboratuvarında döküman inceleme cihazları ve diğer optik aletler yardımıyla karşılıklı olarak incelenmesi neticesinde; aralarında matbu basım, desenlerdeki detay ve fotoğraf üzerinde basılı bulunan soğuk mühür izi özellikleri yönlerinden farklılıklar bulunduğu belirlenmekle, sürücü belgesinin tamamen sahte olarak hazırlanıp düzenlenmiş olduğu ve aldatma kabiliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir. 5. Mahkeme, suça konu belge üzerinde gözlem yapmaksızın, sanığın üzerine atılı suçu işlediği kabulü ile mahkûmiyet hükmü kurmuştur. IV. GEREKÇE 1. Adli emanetin 2015/588 sırasında kayıtlı suça konu belge hakkında mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür. 2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 4. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8-151/304 sayılı kararında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği,...1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/430 Esas, 2008/95 Karar sayılı ilamındaki 5 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyetinin mahkemece tekerrüre esas alınan...5.Asliye Mahkemesinin 2014/176 Esas, 2014/230 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetinden daha ağır hükümlülük içerdiğinin gözetilmemesi ile mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken infazda duraksamaya, karışıklığa neden olacak ve infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik süresinin 1 yıl olarak belirlenmesi, dışında hükümde bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Körfez 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2015 tarihli ve 2015/964 Esas, 2015/1193 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASI,bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hükmün tekerrür uygulamasına ilişkin kısmındaki mahkeme bilgilerinin 02.05.2014 tarihinin ve "1 yıl süre ile" ibarelerinin hükümden çıkartılarak yerlerine "Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/430 Esas, 2008/95 Karar sayılı" ve "25.06.2013" ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi ve 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/11330, K. 2023/9863, T. 12.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-11330-e-2023-9863-k-b35ff727c7dc