Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/10243 E. 2024/5932 K. – Sahte Fatura
Konu: Sahte Fatura Düzenleme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/10243
- Karar No
- 2024/5932
- Karar Tarihi
- Konu
- Sahte Fatura Düzenleme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/576 E., 2016/326 K. SUÇ : Sahte fatura düzenleme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Şikâyetçi vekilinin temyizi yönünden; şikâyetçinin sanığa atılı suçtan doğrudan zarar görmediği ve kamu davasına katılma hakkının bulunmadığı, usulsüz verilen katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği, Katılan vekilinin temyizi yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında 2010 yılında sahte fatura düzenleme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığa atılı suç sübut bulduğundan cezalandırılması yerine verilen beraat hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir. 2.Şikâyetçi vekilinin temyiz isteği; sanığa atılı suç sübut bulduğundan cezalandırılması yerine verilen beraat hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE A. Şikâyetçi Vekilinin Temyizi Yönünden ...'ın sanığa atılı suçtan zarar gören sıfatının olmadığı, açılan kamu davasına 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca katılma ve 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden Suç tarihinin 30/11/2010 olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın yargılama konusu sahte fatura düzenleme eylemi için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR A. Şikâyetçi Vekilinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünün (A) kısmında açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik şikâyetçi vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünün (B) kısmında açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.05.2024 tarihinde karar verildi.