Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/7163 E. 2023/9493 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2020/7163
Karar No
2023/9493
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/783 E., 2015/948 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2015/783 Esas, 2015/948 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 58 ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık hükmün bozulması gerektiğini beyan ederek temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Kolluk kuvvetlerinin durumundan şüphelenerek durdurdukları 35 AR 1603 plaka sayılı araç içerisindeki ceketten ele geçen sürücü belgesinin tamamen sahte olduğunun tespiti üzerine başlatılan soruşturmada; sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunmuştur. 2. Sanık savunmasında; alkollü olarak araç kullanmaktan dolayı sürücü belgesi alındığı için kim olduğunu bilmediği bir kişiye 500,00 TL vermek suretiyle arkadaşı ...'ün sürücü belgesi fotokopisin ile suça konu belgeyi yaptırdığını, polis memurlarının aracını aradıkları sırada sürücü belgesini bulduklarını beyan etmiştir. 3. Kriminal raporda, sürücü belgesinin kağıt (kart) kalitesi, belgede basılı bulunan matbu ibare, şekil, desen ve mühür görüntüleri yönlerinden, mevcut orijinal sürücü belgesi örneklerine uyum sağlamadığı tespit edilmiş olup, söz konusu sürücü belgesinin tamamen sahte olduğu sonucuna varıldığı, aldatma kabiliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir. 4. Mahkeme, 10.12.2015 tarihli celsede suça konu belgeyi incelemiş; daha önce hakkında kriminal rapor düzenlenmiş olan sürücü belgesinin gerçek sürücü belgelerinde kullanılan plastik malzemeden orijinaline uygun olarak imal edildiği, kart üzerine sürücüye ait bilgilerin gerçeğe uygun vaziyette yazıldığı, gerçek bir belgede bulunması gereken tüm unsurların eksiksiz olarak mevcut bulunduğu, belgedeki fotoğrafın huzurda bulunan sanığa ait olduğu, usulünce yapıştırıldığı, üzerinde soğuk damga izi bulunduğu, ilk bakışta sahteliğinin anlaşılmasının mümkün olmadığı, aldatma kabiliyetinin bulunduğu değerlendirilmiştir. 5. Mahkeme, sanığın sahte sürücü belgesi taşımak ve kullanmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediğini kabul ederek mahkûmiyet hükmü kurmuştur. IV. GEREKÇE 1. ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2015/783 Esas, 2015/948 Karar sayılı kararında, iddia, savunmalar, tutanak, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamı uyarınca sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2015/783 Esas, 2015/948 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/7163, K. 2023/9493, T. 05.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2020-7163-e-2023-9493-k-472e42fe9b1d