Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/6568 E. 2024/2520 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2020/6568
Karar No
2024/2520
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/390 E., 2015/611 K. SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, tefecilik SUÇ TARİHLERİ : 2009, 2010 (sahte fatura düzenleme), 2010 (tefecilik) HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.09.2015 tarihli ve 2014/390 Esas, 2015/611 . Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ile 2010 yılında tefecilik suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme, 2010 yılında tefecilik suçlarını işlediği sabit olduğu halde beraat kararı verildiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık hakkında dava şartı olan mütalaaya uygun olarak sahte fatura düzenleme suçundan kamu davası açıldığı, hükmün gerekçesinin bir bölümünde yüklenen eylem sahte fatura düzenleme suçu olarak belirlendiği halde gerekçenin son kısmıyla hüküm fıkrasında sahte fatura kullanma suçundan beraat hükmü kurulmak suretiyle hükümde çelişki yaratılması hukuka aykırı ise de, zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olarak yargılamaya engel olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Sanığın yargılama konusu 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ile 2010 yılında tefecilik eylemleri için, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin (b) fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve en aleyhe kabulle 31.12.2009 ve 31.12.2010 olan suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.09.2015 tarihli ve 2014/390 Esas, 2015/611Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.02.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/6568, K. 2024/2520, T. 29.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2020-6568-e-2024-2520-k-abbc35af1d10