Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/6062 E. 2023/7459 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2020/6062
Karar No
2023/7459
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/29 E. 2015/150 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2015 tarihli ve 2015/29 Esas, 2015/150 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, olayın hukuki ihtilaf kapsamında kaldığına, delillerin takdirinde hata edildiğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel olan mahkeme kararının açıklanması, suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması ve şüpheden yararlanması gerektiğine, re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Mahkemece; sanık ve hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşen temyiz dışı hükümlünün, suça konu 40.000,00 TL bedelli senedi sahte olarak tanzim ve ciro etmek suretiyle katılana verdikleri, alınan uzmanlık raporlarından anlaşıldığı üzere senetteki yazı ve imzaların şirket yetkilisi olan sanığa ait olmadığının, senedin ön yüzündeki el yazıları ile arka yüzündeki imzanın temyiz dışı hükümlüye ait olduğunun, ancak senedin ön yüzündeki borçlu imzaları ile arka yüzündeki "A.Y. 4...6 TC NO" ibarelerinin temyiz dışı hükümlünün eli ürünü olmadığının belirlendiği, bu husustaki sanık savunmasının çelişkili ve suçtan kurtulmaya matuf olduğu, bu şekilde atılı suçu işlediğinden sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir. 3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, suça konu belgenin örneği, ... Polis Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğünün uzmanlık raporları, kurumların cevabi yazıları, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcut olup belge aslının adli emanete alındığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Belgede sahtecilik suçlarında aldatma niteliği bulunup bulunmadığının takdiri hâkime ait olduğu cihetle, suça konu belgenin duruşmaya getirtilip özelliklerinin duruşma tutanağına yazıldığı anlaşılmakla birlikte, aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının gerekçeli kararda tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarih ve 1/5 ve Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 gün ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen bütün unsurları taşıması gerektiği, yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiilin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, buna göre dosya arasında bulunan suça konu senet örneğinin heyetimizce yapılan incelemesinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 776 ncı maddesi uyarınca, senet metninde bulunması gereken zorunlu unsurlardan olan "düzenleme tarihinin" bulunmaması nedeniyle suça konu senedin bono vasfını haiz olmayıp özel belge niteliğinde olduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgı sonucu yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması, 3. Kabule göre de; a) 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, suç tarihi itibarıyla engel adli sicil kaydı bulunmayan, bir daha suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluştuğundan cezası ertelenen sanık hakkında, "katılanın suç nedeniyle oluşan zararını gidermediği" gerekçesinin yanında, adli sicil kaydında daha önceden verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğundan kanunen uygulanamayacağı gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuş, b) 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2015 tarihli ve 2015/29 Esas, 2015/150 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/6062, K. 2023/7459, T. 24.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2020-6062-e-2023-7459-k-97e1db37674f