Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/5900 E. 2023/9576 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2020/5900
Karar No
2023/9576
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/104 E., 2015/137 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ...Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/104 Esas, 2015/137 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği özetle, yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 01.02.2015 tarihinde yapılacak olan ...Ziraat Odası genel kurulu toplantısında oy kullanacak delegelerin tespiti amacıyla seçim çevresi olarak belirlenen yerlerde seçim yapılması gerektiği, bu kapsamda ... ili ...ilçesinde bulunan Dönerdere yerleşkesinin de seçim çevresi olarak belirlendiği ancak 30.03.2014 tarihinde gerçekleşen mahalli idareler genel seçimlerinde muhtarlık seçimi yapılmayan ve suç tarihinde muhtarı ve ihtiyar heyeti bulunmayan Dönerdere yerleşkesi için sandık kurulu oluşturulup delege seçimi yapılmadığı hâlde, ...Ziraat Odası Başkanı olan sanık ...'in azmettirmesi ile temyiz dışı sanıklar S.A. ve A.A.'nın, delege seçimi yapılmış gibi düzenlenen 28.01.2015 tarihli "Ek-3 Oy Sayım Cetveli", "Ek-4 Seçim Sonucunu Gösterir Tutanak" ve "Ek-2 Tutanak" başlıklı belgeleri "Sandık Kurulu Başkanı (Muhtar)" ve "Üye" sıfatıyla imzaladıkları iddia ve kabul edilmiş, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan temyize konu işbu mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. 6964 sayılı Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği Kanunu'nun birinci maddesinin (A) fıkrasında, seçim çevresinin; "Oda genel kurulu için yapılacak seçimlerde her köy; kasaba ve şehirlerde ise mahalle muhtarlığı birer seçim çevresini ifade eder." şeklinde tanımlandığı, Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği Nizamnamesi'nin on birinci ve on yedinci maddelerinde, seçim çevresinin ihtiyar meclisi veya heyetinin, muhtarın başkanlığında toplanarak sandık kurulu vazifesi göreceği, muhtarın hazır bulunmaması hâlinde kurulun kendi azası arasından bir başkan seçeceği ve seçim sonucunu gösterir tutanağın muhtar ve azalar tarafından imzalanıp resmi mühürle mühürleneceğinin belirtildiği, 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun'un 30 uncu maddesinin (b) fıkrasına göre, ihtiyar heyetine seçilecek sekiz üyeden en çok alan dört üyenin asıl, geri kalanların ise yedek üye olacağı nazara alındığında, somut olayda, sandık kurulunun muhtar dahil en az 5 üyeden oluşması gerektiği, dosyada fotokopileri bulunan suça konu belgelerin, "Sandık Kurulu Başkanı (Muhtar)" ve "Üye" sıfatıyla iki kişi tarafından imzalandığı ve resmi mühür ile mühürlenmediği anlaşılmakla; belgelerde sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hâkim veya mahkemeye ait olduğundan, suça konu belge asılları getirtilip incelenmek sureti ile özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, yeterli sayıda üyesi bulunmayan heyet tarafından imzalanan ve resmi mühür ile mühürlenmeyen suça konu belgelerdeki aldatıcılık niteliğinin ne şekilde oluştuğunun gerekçeli kararda tartışılması ve belgelerin denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Kabule göre; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ...Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/104 Esas, 2015/137 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/5900, K. 2023/9576, T. 06.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2020-5900-e-2023-9576-k-3a73cd6fc7c9