Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/3978 E. 2023/9508 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/3978
- Karar No
- 2023/9508
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/210 E., 2015/612 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, Başkasına ait kimlik veye kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mustafakemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2015 tarihli ve 2015/210 Esas, 2015/612 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında; 1. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 268 inci maddesi delaletiyle 267, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, akrabası ...'a ait nüfus cüzdanı ve kendi fotoğrafını yapıştırdığı sürücü belgesini kullandığı bu nedenle müşteki ...'a ait adli sicil kaydına göre birçok dosyada yargılanarak müşteki hakkında HAGB kararları verilmesine neden olduğu, sanığın müştekiye ait kimlik bilgilerini kullandığı, müştekiye ait nüfus cüzdanı ve sürücü belgesiyle alışveriş yaptığı 3500,00TL üzerinden düzenlenen bonoları imzaladığı iddialarıyla hakkında resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. 2. Sanık, suça konu belgeleri birçok yerde kullandığını beyan ederek suçlamaları kabul etmiştir. 3. 31.08.2015 tarihli alınan uzmanlık raporunda bonolar üzerindeki imzaların sanığa ait olduğu tespit edilmiştir. 4. Mahkemece, sanığın ikrarı, bilirkişi raporu ve tüm deliller ile sübut bulan suçlardan temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE Gerekçeli karar başlığında "2013-2014" şeklinde yanlış gösterilen suç tarihlerinin "2008-2014" olduğu belirlenerek yapılan incelemede; A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanık tarafından mağdura ait sürücü belgesinin kullanıldığı anlaşılmakta ise de mahkemece sanığın eylemine 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulandığından sürücü belgesinin bilirkişi ve mahkemece aldatma niteliği olup olmadığının incelenmemesi sonuca etkili olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. 2. Resmi belgede sahtecilik suçunda suç mağdurunun kamu olduğu, dolayısıyla birden fazla mağdurdan bahsedilemeyeceğinden 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulama koşullarının oluşmadığı ancak değişik zamanlarda düzenlediği sahte resmi belgelerin bulunduğunun anlaşılması nedeniyle tayin edilen temel cezaya 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım yapılmasının hukuka uygun olduğu anlaşılarak bu durum sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. 3. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B. Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1.Sanığa isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun, 2.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, Yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. V. KARAR A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Mustafakemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2015 tarihli ve 2015/210 Esas, 2015/612 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Mustafakemalpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2015 Tarihli ve 2015/210 Esas, 2015/612 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.