Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/4613 E. 2023/9385 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2020/4613
Karar No
2023/9385
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/906 E., 2015/1097 K. SUÇLAR : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/12/2015 tarihli 2015/906 Esas, 2015/1097 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62,53,58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Kanunun 206 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62,53,58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz talebi, haksız yere ceza aldığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay tarihinde sanığın yönetimindeki aracın Emniyet görevlilerince durdurulduğu, sanıktan kimliği istenildiğinde yanında taşıdığı ...adına tanzim edilmiş ancak üzerinde kendi fotoğrafı yapıştırılmış olan E sınıfı sürücü belgesini ibraz ettiği iddia ve kabul olunmuştur. 2. Sanık atılı suçlamayı ikrar etmiştir. 3. Sürücü belgesi aslı Adli emanetin 2015/7118 numarasına kaydedilmiştir. 4. Ankara Kriminal Polis Laboratuvarının raporuna göre, Davaya konu sürücü belgesinin orjinal olduğu, belge üzerindeki laminenin fotoğraf hanesi boyunca ayrılarak açıldığı ve belge üzerinde evvelce mevcut fotoğrafın laminenin açılması sonucu yerinden alındığı ve halen mevcut fotoğrafın fotoğraf haznesine yerleştirilmesi suretiyle fotoğraf değişikliği yapıldığı, tetkike konu sürücü belgesinin aldatma niteliğine haiz olduğunun tespit edildiği bildirlmiştir. 5. Mahkeme tarafından davaya konu sürücü belgesi incelenmiş,...adına düzenlenmiş sürücü belgesinin fotoğraf kısmında sanık ...'ın fotoğrafının bulunduğunun, sürücü belgesi üzerindeki kaplamanın kaldırılarak fotoğrafın yerleştirildiğini bu haliyle sürücü belgesinin iğfal kabiliyetinin bulunduğunun anlaşıldığı zapta geçirilmiştir. 6. Mahkeme sanığın her iki suçu da işlediğinin kabulü ile mahkumiyetine karar vermiştir. IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik suçundan Kurulan Hüküm Yönünden, Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan İstanbul Anadolu 9.Ağır Ceza Mahkemesi 2008/7 Esas 2009/225 sayılı ilamının Yargıtay 11.Ceza Dairesi 10.06.2014 tarihli kararıyla resmi belgede sahtecilik suçu yönünden bozulmasına karar verilmesinin ardından mahkeme tarafından bozma ilamı ile ilgili karar verilmeyip 10.06.2014 tarihi itibarı ile kesinleştirilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, sabıka kaydı dikkate alınarak başkaca tekerrüre esas ilamı bulunmayan sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmış olması, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüş olup, bu husus dışında hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Sanık Hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden, Suç tarihinde sanığın yönetimindeki aracın emniyet görevlilerince durdurulduğu, sanıktan kimliği istenildiğinde yanında taşıdığı ...adına tanzim edilmiş ancak üzerinde kendi resmi yapıştırılmış olan E sınıfı sürücü belgesini ibraz ettiği ancak olay yerine gelen başka kolluk ekibi tarafından tanınması nedeniyle gerçek kimliğinin tespit edildiği eylemde; tutulan tutanakların sanığın gerçek kimlik bilgilerine göre düzenlendiği, bu aşamada... adına düzenlenmiş bir adli ya da idari soruşturma belgesi veya tutanak bulunmaması nedeniyle 5237 sayılı 206 nci maddede düzenlenen "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçu" oluşmadığı, bununla birlikte sanığın, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemediği, başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullandığı gerçek kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen iftira suçunun unsurlarının da oluşmayacağı, sanığın eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak" kabahatini oluşturduğu ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun (5326 sayılı Kanun) “Kimliği bildirmeme” başlığını taşıyan 40 ncı maddesinin birinci fıkrasında ise “Görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınan veya gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişiye, bu görevli tarafından elli Türk Lirası idari para cezası verilir.” hükmü gereği kişinin kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunması halinde 5326 sayılı Kanun’un 40 ncı maddesinin birinci maddesi uyarınca idari para cezası verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik suçundan Kurulan Hüküm Yönünden, Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklanan nedenle Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/12/2015 tarihli 2015/906 Esas, 2015/1097 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan "Sanık ...'ın tekerrüre esas İstanbul Anadolu 9 Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/7 esas 2009/225 karar sayılı ilamı ile mahkumiyeti bulunduğundan TCK 58 maddesi uyarınca hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına," ilişkin kısmın tamamen çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B. Sanık Hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyanda Bulunma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/12/2015 tarihli 2015/906 Esas, 2015/1097 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, ancak sanığın lehine olan ve eylemine uyan 5326 sayılı Kanun'un 40 ncı maddesinin birinci fıkrasında öngörülen idari para cezasının miktarına göre, aynı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde düzenlenen zamanaşımının, eylemin gerçekleştiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5271 sayılı Kanun'un 322 nci ve 5326 sayılı Kanun'un 24 üncü maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, 5326 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/4613, K. 2023/9385, T. 05.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2020-4613-e-2023-9385-k-3e547e3ec948