Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/3557 E. 2023/1080 K. – Sahte Fatura

Konu: Sahte Fatura Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2020/3557
Karar No
2023/1080
Karar Tarihi
Konu
Sahte Fatura Kullanma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/564 E., 2015/1494 K. SUÇ : Sahte fatura kullanma HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2014/564 Esas, 2015/1494 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sahte fatura kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği, sanığın atılı suçu işlediği sabit olduğu halde beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Suç tarihlerinin, kullanılan son fatura tarihlerine göre ve faturaların KDV indiriminde kullanılması nedeniyle 2009 takvim yılı için 25.08.2009, 2010 takvim yılı için 25.10.2010 olduğu belirlenerek inceleme yapılmıştır. 1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. Suç tarihlerinden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Ankara Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2014/564 Esas, 2015/1494 Karar sayılı kararlarına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/3557, K. 2023/1080, T. 28.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2020-3557-e-2023-1080-k-997f6a9e421a