Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2019/9527 E. 2023/8566 K. – Mühür Bozma
Konu: Mühür Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2019/9527
- Karar No
- 2023/8566
- Karar Tarihi
- Konu
- Mühür Bozma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/176 E., 2015/449 K. SUÇ : Mühür bozma HÜKÜM : Kamu davasının reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2015 tarihli ve 2015/176 Esas, 2015/449 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca sanık hakkında mühür bozma suçundan açılan kamu davasının reddine kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 1.5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilebilmesi için, aynı fiil nedeniyle aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir davanın olmasının gerektiği, mükerrer olduğu kabul edilen davanın suç tarihlerinin 27.12.2013 ve 09.07.2014 olduğu, temyiz incelemesine konu dosyadaki suç tarihinin ise 14.05.2014 olduğu, suç tarihleri farklı olan dosyalar arasında mükerrerlik bulunmadığı, sanığın tüm fiilleri nedeniyle zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre artırma oranı belirlenerek tayin olunacak sonuç cezanın kesinleşen hükümle belirlenen toplam cezadan daha fazla olması halinde hükmolunacak cezadan kesinleşmiş önceki hükümdeki cezanın mahsup edilmesi, aksi durumda sanığa ek ceza verilmesine yer olup olmadığına karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş ise de; zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğu tespit edilmiştir. 2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 203 üncü maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 15.06.2015 tarihli sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2015 tarihli ve 2015/176 Esas, 2015/449 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2023 tarihinde karar verildi.