Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2019/8542 E. 2023/2974 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2019/8542
Karar No
2023/2974
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2014/350 Esas, 2015/283 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 51 inci maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hapis cezalarının ertelenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafinin temyizi; sanıkların atılı suçu işlemediğine, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanıkların iştirak halinde düzenledikleri suça konu 51.400,00 TL bedelli sahte çeki sanık ...'in borcuna karşılık O.Y.'ye verdiği, daha sonra ciro silsilesi içinde çekin bankaya ibrazında sahte olduğunun tespit edildiği yapılan araştırmada çekin keşideci ... tarafından düzenlenmediği, öncesinde bedeli ödenmiş bir çek olduğunun belirlendiği, bu şekilde sanıklar hakkında atılı suçu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Sanık ..., suça konu çekin kendisine ortak iş yaptığı sanık ... ve O.Y. tarafından getirilip ciro yapmasının istenmesi nedeniyle çeki ciro ettiğini belirtmiş olmasına rağmen, kovuşturma aşamasında çekin keşideci imzası haricindeki bölümlerinin boş olduğunu ...'in isteği ile doldurup kendisine gönderdiğini savunduğu belirlenmiştir. 3. Sanık ...'in, çeki Kazim'den almadığını tekstil ürünü gönderdiği O.B. isimli şahıstan aldığını savunmuş olduğu anlaşılmıştır. 4. Dosya kapsamında alınan 10.03.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre; keşideci imzasının ...'nın eli ürünü olmadığının, çekteki düzenlemeye ilişkin yazıların, keşideci adına atılan imzanın ve birinci ciranta ... ... yazısı ile TC no yazısının sanık ...'a ait olduğunun, inceleme konusu çekin tamamen sahte olarak düzenlenmiş olduğunun ve aldatma kabiliyetine haiz olduğunun bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır. 5. Mahkemece sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2014/350 Esas, 2015/283 Karar sayılı kararında; sanıkların çelişkili savunmaları, mağdur beyanı, banka yazısı, bilirkişi raporu ile dosya kapsamından sanıkların eylemi sübuta ermekle, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyundaki kişiler yönünden uygulanmayacağının gözetilmemesi isabetsizliğinin ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2014/350 Esas, 2015/283 Karar sayılı kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve eleştirilen husus dışındaki dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.04.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/8542, K. 2023/2974, T. 12.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2019-8542-e-2023-2974-k-cf1391ac6a8b