Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2019/2934 E. 2023/5865 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2019/2934
- Karar No
- 2023/5865
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/499 E., 2019/17 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Temyiz kapsamına göre; 1. Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2012 tarihli ve 2012/39 Esas, 2012/137 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.05.2012 tarihli ve 2012/39 Esas, 2012/137 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Ceza Dairesinin 25.11.2015 tarihli ve 2015/4581 Esas, 2015/5462 Karar sayılı kararı ile ... belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayini mahkemeye ait olduğu gözetilerek, suça konu çekin getirtilip incelenmek suretiyle özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan ve aslı denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulduktan sonra belgenin unsurlarının ve aldatma yeteneğinin ne şekilde oluştuğunun belirlenmesi, çekin hesap sahibi olan şirkette çek tanzim etmeye yetkili şahısların kim olduğunun araştırılması, sanık savunmasında adı geçen ...'nun güncel adresinin tespitine çalışılarak duruşmaya gelmesinin ve tanık olarak dinlenmesinin sağlanması, çekteki yazı ve imzaların Kemal veya ...'e aidiyeti hususunda ve sürşarj yöntemiyle tahrif edilen rakam hanesinin bu kişilerden biri veya sanık tarafından oluşturulup oluşturulmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılması, sanığa noter kanalı ile çekilen ihtarname sonrası açılan bir dava veya yapılan işlem olup olmadığının araştırılması, bu suretle rakam hanesinde yapılan tahrifatın sanığa herhangi bir yarar sağlayıp sağlamayacağının da karar yerinde tartışılması ve sonucuna göre toplanan tüm delillere göre hukuki durumun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine, Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.01.2019 tarihli ve 2015/499 Esas, 2019/17 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın suça konu çek üzerinde herhangi bir oynama yapmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, şüphenin sanık lehine yorumlanacağına, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve re'sen nazara alınacak nedenlerle usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, katılan şirket ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında verilen suça konu 24.000 TL bedelli çekin 25.03.2011 olan keşide tarihinin ay hanesinde bulunan "3" rakamını sürşarj yöntemi ile "8" rakamı haline dönüştürmek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul edilmiştir. 2. Sanık aşamalardaki savunmalarında suçunu inkar etmiş ise de katılan ve tanık beyanları, bilirkişi raporları ve dosya kapsamı itibarıyla sanığın savunmalarına itibar edilmemiştir. 3. Suça konu belge aslı Mahkemece incelenerek unsurlarının tam olduğu ve aldatıcılık niteliği taşıdığı konusunda gözlem yapılmıştır. 4. Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde sanığın erteleme yönünden kazanılmış hakkının korunduğu, gerekçeleri açıklanmak suretiyle takdiren hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığı anlaşılmıştır. 5. Suça konu belgenin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarihli ve 1/5 sayılı kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 tarihli ve 51/106 sayılı kararında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen bütün unsurları taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. Somut olayda ise, suça konu çekin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 780 inci maddesi uyarınca çek metninde bulunması gerekli zorunlu unsurların tamamını içerdiği anlaşılmakla, sanığın eylemin 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesi uyarınca resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden delillerin takdirinde hataya düşülerek özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması nedeniyle sanık hakkında verilen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.01.2019 tarihli ve 2015/499 Esas, 2019/17 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.09.2023 tarihinde karar verildi.