Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2019/2727 E. 2023/10465 K. – Resmi Belgenin
Konu: Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2019/2727
- Karar No
- 2023/10465
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/18 E., 2018/701 K. SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz başvurusunun 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli ve 2015/988 Esas, 2016/411 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 268 inci maddesinin birinci fıkrası yollaması ile 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli ve 2015/988 Esas, 2016/411 Karar sayılı kararının sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 24.11.2016 tarihli ve 2016/5054 Esas, 2016/6099 Karar sayılı ilamı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturduğu gözetilmeden başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan hüküm kurulduğu gerekçesiyle, bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine, Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.06.2018 tarihli ve 2017/18 Esas, 2018/701 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanığın beraatı yerine mahkumiyetine hükmolunması nedeniyle kararın bozulmasına, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Suç tarihinde şüphe üzerine kolluk görevlilerince kimliği sorulan sanığın, kardeşi H.A.'ya ait sürücü belgesini ibraz ettiği sonrasında gerçek kimlik bilgilerini söylediği iddiasıyla açılan kamu davasında, mahkemece sanık savunması, tanık beyanı, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, sanığın resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu işlediği sabit kabul edilip temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşması için, kişinin açıklamaları üzerine yetkili bir kamu görevlisi tarafından resmi bir belgenin düzenlenmesi ve düzenlenen resmi belgenin, beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gerekir. Somut olayda, polis memurlarınca durumundan şüphelenilmesi üzerine kimliği sorulan sanığın, kardeşi H.A.'ya ait sürücü belgesini ibraz etmesinden ibaret eylemde, sanığın herhangi bir tutanak düzenlenmeden önce gerçek kimliğinin anlaşılması ve tüm tutanakların gerçek kimlik bilgilerine göre düzenlendiğinin görülmesi karşısında; resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyetine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuş, 2. Kabule göre de; Sanığa isnat edilen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan dolayı kurulan hükümde, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 üncü ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 250 ve 251 inci maddelerindeki "Seri Muhakeme Usulü” ve “Basit Yargılama Usulü"nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; Hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.06.2018 tarihli ve 2017/18 Esas, 2018/701 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.