Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2019/10983 E. 2023/6756 K. – Resmi Belgenin
Konu: Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2019/10983
- Karar No
- 2023/6756
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1492 E., 2015/406 K. SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Gaziosmanpaşa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2015 tarihli ve 2015/1492 Esas, 2015/406 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 61 inci maddesi gözetilerek 206 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, hükmün bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. 21.10.2014 tarihinde...ilçesi, ... mahallesi ... caddesinde beraberindeki 4 kişi ile birlikte ...plaka sayılı araç içerisinde 4,5 gram ağırlığında uyuşturucu madde ile yakalanan sanık ...'nun kendisini kardeşi ... olarak tanıttığı, olay tutanağını ... olarak imzaladığı bu suretle sanığın kendisi hakkında soruşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik bilgilerini kullandığı iddiasıyla cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Sanık ..., uyuşturucu madde kullandığı isnadıyla şüpheli sıfatıyla ifade verdiği sırada kendisini kardeşi ... olarak tanıttığını beyan ederek suçu ikrar etmiştir. 3. Mahkemece, sanığın bir soruşturma sırasında, hakkında kimlik bilgilerinin ve beyanlarının tespiti yapılmakta iken, kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, ...' ya ait kimlik bilgilerini kullandığı, daha sonra yapılan araştırma ile sanığın gerçek kimliğinin ... olduğunun ortaya çıkarıldığı, bu eylemin 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturduğu gerekçesiyle mahkumiyet hükmü kurulmuştur. 4. 21.10.2014 tarihli olay tutanağı ve soruşturma evrakı dosya arasında bulunmamaktadır. 5. UYAP üzerinden yapılan sorgulamada; sanık ...'nun 21.10.2014 tarihinde,...ilçesi ... mahallesi, ... caddesinde uyuşturucu madde ile yakalandığı, kendisini ... olarak tanıttığı bu suretle suç işlediği iddiasıyla iki ayrı kovuşturma daha yürütüldüğü anlaşılmıştır. 6. Atılı eylem nedeniyle, Gaziosmanpaşa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2022 tarihli ve 2022/567 Esas, 2022/607 Karar sayılı kararında sanık hakkında iftira suçundan muhakemenin durdurulması kararı verilmiş, karar itiraz edilmeden 09.12.2022 tarihinde kesinleşmiştir. 7. Yine aynı eylem nedeniyle, Gaziosmanpaşa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2023 tarihli ve 2023/262 Esas, 2023/304 Karar sayılı kararında sanık hakkında iftira suçundan mahkumiyet kararı verilmiş, karar 14.03.2023 tarihinde kesinleşmiştir. IV. GEREKÇE 1. Hükmün gerekçe kısmında ''sanığın, bir soruşturma nedeniyle hakkında kimlik bilgilerinin ve beyanlarının tespiti yapılmakta iken, kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, ...' ya ait kimlik bilgilerini kullandığı, daha sonra yapılan araştırma ile sanığın gerçek kimliğinin ... olduğu ortaya çıkarıldığı ve bu şekilde sanığın işlediği'' kabul edildiği, bu kabulün 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin düzenlenmesi suçunun lafzına uyduğu halde hüküm fıkrasında sanığın 5237 sayılı Kanunun 206 ncı maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan mahkumiyetine karar verilmesi 2. 21.10.2014 tarihinde...ilçesi, ... mahallesi ... caddesinde beraberindeki 4 kişi ile birlikte ...plaka sayılı araç içerisinde 4,5 gram ağırlığında uyuşturucu madde ile yakalanan sanık ...'nun kendisini kardeşi ... olarak tanıttığı, olay tutanağını ... olarak imzaladığı bu suretle sanığın kendisi hakkında soruşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik bilgilerini kullandığını kabul edilmiş ise de maddi gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak şekilde açığa çıkarılması bakımından, sanığın 21.10.2014 tarihinde uyuşturucu madde ile yakalanması olayına ilişkin olay tutanağı, bu tarihte kendisini kardeşi ... olarak tanıtması nedeniyle kardeşi hakkında yürütülen soruşturma evrakı ile aynı eylem nedeniyle sanık hakkında Gaziosmanpaşa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.11.2022 tarihli ve 2022/567 Esas, 2022/607 Karar ve Gaziosmanpaşa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2023 tarihli ve 2023/262 Esas, 2023/304 Karar sayılı dosya suretlerinin dosya arasına alınması, mükerrer dava açıldığının tespiti halinde sanık hakkında aynı fiil nedeniyle mükerrer açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuş, 3. Kabule göre ise, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 250 ve 251 inci maddelerindeki "Seri Muhakeme Usulü” ve “Basit Yargılama Usulü"nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendi ile "01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziosmanpaşa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2015 tarihli ve 2015/1492 Esas, 2015/406 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2023 tarihinde karar verildi.