Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2017/3655 E. 2020/2820 K. – Sahte Fatura
Konu: Sahte Fatura Düzenleme, Defter Ve Belge Gizleme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2017/3655
- Karar No
- 2020/2820
- Karar Tarihi
- Konu
- Sahte Fatura Düzenleme, Defter Ve Belge Gizleme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenleme, Defter ve belge gizleme HÜKÜM : Sahte fatura düzenleme suçundan; beraat Defter ve belge gizleme suçundan; mahkumiyet 1-Sanık hakkında “2005 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri hükmü uyarınca; sanığa yüklenen “2005 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçunun suç tarihinde yürürlükte bulunan 213 sayılı VUK'nin 359/b-1. maddesinde öngörülen cezasının türü ve süresine göre, suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nin 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun'un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 2-Sanık hakkında “defter ve belge gizleme” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyiz talebinin incelenmesi: Sanığa yüklenen "2008 yılında defter ve belge gizleme" suçunun, 213 sayılı VUK'nin 359/b-1. maddesindeki cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafinin temyiz talepleri bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nin 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 09.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.