Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2017/12864 E. 2020/1175 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Nitelikli Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2017/12864
- Karar No
- 2020/1175
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik, Nitelikli Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet I-Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükme yönelik sanığın temyiz talebinin incelenmesi: 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir; ancak, Suç konusu, katılan ... adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesi aslı ele geçirilemediğinden, sanığın sahte sürücü belgesine dayanarak noterden sahte araç satış sözleşmesi düzenletmekten ibaret eyleminde zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, TCK’nin 43/1. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 43. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak, sonuç cezanın "4 yıl 6 ay" hapis cezasına indirilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Dolandırıcılık suçundan verilen hükme yönelik sanığın ve Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesi: Cumhuriyet savcısının, 15.01.2013 tarihinde verilen hükmü, 17.01.2013 tarihinde süresinde temyiz ettiği anlaşıldığından tebliğnamedeki temyiz talebinin süre yönünden reddi gerektiğine dair görüşe iştirak edilmemiştir. 1- Sanığın, katılan ...’ya ait 35 GA 3020 plakalı otomobili katılan ...’ın işletmeciliğini yaptığı Tuna Ay Oto Kiralama firmasından kiralayarak, katılan ...’nın kimlik bilgilerini içeren, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan sahte sürücü belgesiyle Develi Noterliği’nin 05.03.2012 tarihli, 1236 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesiyle katılan ...’a sattığı olayda; trafik tescil müdürlüğünün maddi varlıklarından olan sürücü belgesinin kullanılması karşısında; eyleminin TCK'nin 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülerek basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması, 2- 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.02.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.