Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2013/9692 E. 2013/8886 K. – Özel Evrakta
Konu: Özel Evrakta Sahtecilik Ve Nitelikli Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/9692
- Karar No
- 2013/8886
- Karar Tarihi
- Konu
- Özel Evrakta Sahtecilik Ve Nitelikli Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Özel evrakta sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Sanık ... özel belgede sahtecilik suçundan; 5237 sayılı TCK'nun 212. maddesi delaletiyle 207/1, 43/1, 53/1-2. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası, Sanık ...’un özel evrakta sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetine, sanıklar ... ve ...’in özel evrakta sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraatlerine ilişkin hükümlere yönelen temyizlerin incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan ... vekili ile sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Sanıklar ... ve ...'in, muhasebecilik yapan sanık ...' a başvurarak, esasen katılan ...'nın oğlu olan katılan ...'ya verdiği vekaletname uyarınca, onun tarafından işletilen büfede çalışmadıkları halde, çalışmış gibi sahte bildirge düzenlemesini istemeleri üzerine, sanık ... tarafından düzenlenen bu sahte belgeleri katılan ... Kurumuna vererek, haksız olarak sosyal güvenlik hizmetinden yararlanmaya çalışdıklarının bu suretle de yüklenen kamu kurumuna karşı dolandırıcılık eylemine teşebbüs suçunu işlediklerinin sübuta erdiği gözetilerek, cezalandırılmaları gerekirken, isabetsiz gerekçelerle beraatlerine hükmolunması, 2- Sanıklar ... ve ...'in, diğer sanık ...'tan kendilerini sigortalı yapmalarını istemeleri üzerine, katılanlar ... ve ...’nın muhasebe işlemlerini yürüten sanık ...’un, diğer sanıklar ... ve ... ile eşi...'un sigortalı olmalarını sağlamak için muhasebeciliğini yaptığı ...'nın bilgi ve haberi olmaksızın, ... ve ...'i Temmuz, Ağustos, Eylül 2004, eşi...'u Mayıs 2004 ile Ağustos 2005 tarihleri arasında çalışmadıkları halde düzenlediği "sigortalı işe giriş bildirgesi" ile çalışıyormuş gibi gösterip katılan kuruma verdiğinin iddia olunmasına göre; belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu göz önüne alınıp, suça konu sahte olduğu iddia edilen belgelerin duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle özellikleri tutanağa geçirilerek, iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılıp tartışılarak, aldatıcılık yeteneğinin bulunduğunun kabulü durumunda sanık ...’un "sigortalı işe giriş bildirgesi" düzenlemesi eyleminin 3568 sayılı Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanununun 2-A maddesinde belirtilen "Muhasebecilik ve Mali Müşavirlik mesleğinin konusu" kapsamındaki işlerden olup olmadığı belirlenerek, bu kapsamda olduğunun anlaşılması durumunda; birlikte suç işlemek üzere hareket ettiklerinin kabulü gereken sanıklar ..., ... ve ...’un aynı Yasanın 47. maddesi aracılığıyla 765 sayılı TCK'nun 339/1. (5237 sayılı TCK'nun 204/2.), aksi durumda ise 765 sayılı TCK'nun 342/1. (5237 sayılı TCK'nun 204/1.) maddesine uyan suçu oluşturup oluşturmayacağı araştırılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmayla ve isabetsiz gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi, 3) Kabule göre de; a) Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, failin hileli hareketlerle mağdurun iradesini fesada uğratarak malın kendisine teslimini sağlamak suretiyle çıkar elde etmesi gerekmekte olup, Sosyal Güvenlik Kurumunun 22.12.2006 tarihli cevabi yazısında, sanık ... tarafından sahte belgelerle sigortalı yapıldıkları iddia olunan..., ... ve ...’in sağlık yardımlarından, sigorta hizmetlerinden yararlanmadıkları, herhangi bir ilaç alımı veya geçici iş göremezlik ödeneği de ödenmediğinin bildirilmesine göre sanığın sahtecilik suçunun konusunu oluşturan sahte sigortalı işe giriş bildirgesi düzenlemesi dışındaki hangi hileli hareketi ile bu suçun meydana gelmesini sağladığı karar yerinde açıklanmadan hüküm kurulması, b) Dolandırıcılık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilmesine karşın temel adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi, yasaya aykırı, c) Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine dair hükümden sonra 08.02.2008 gün ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekili ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarıca istem gibi BOZULMASINA, 29.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.