Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2013/23053 E. 2013/18317 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/23053
- Karar No
- 2013/18317
- Karar Tarihi
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 24.07.2013 gün ve 2013/12036/47788 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 10.09.2013 gün ve KYB 2013/262383 sayılı ihbarnamesi ile; Dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 371, 204/1, 157/1, 52/2 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis, 10 ay 41 gün hapis ve 820,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hapis cezalarının aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine dair Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/09/2012 tarihli ve 2007/354 esas, 2012/2279 sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde; 1-Suç tarihinin 24/05/2005 olduğu somut olayda, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddesi 3. fıkrasında yer alan "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenlemeye ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 7. maddesine nazaran lehe kanunun tespit edilerek uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden karar verilmesinde, 2- Sanığın üzerine atılı suçun kanunda öngörülen cezasının nev'i ve süresine göre, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımı süresine tabi bulunduğu, suçun işlendiği 24/05/2005 tarihi ile kararın verildiği 07/09/2012 tarihinde bu sürenin henüz dolmamış olduğu, bu nedenle mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak kararın sanığa tebliğ edildiği 20/12/2012 tarihinde zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu nazara alındığında, mahkemesince kesinleştirme işlemi yapılmaksızın zamanaşımı dolduğundan bahisle ek kararla düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmemesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü: İncelenen dosya içeriğine göre; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; hükümlüye yüklenen "ruhsat ve plakada sahtecilik ile dolandırıcılık" suçlarının, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 333, 350 ve 503. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırına göre tabi oldukları, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiğinin belirlendiği 24.05.2005 tarihinden, hükmün tebliğ edildiği 20.12.2012 tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, yazılı şekilde işlem yapılması yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamenin ikinci bendindeki düşünce yerinde görüldüğünden Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.09.2012 gün ve 2007/354 Esas, 2012/2279 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamenin birinci bendindeki istemin incelenmesine yer olmadığına, ancak ikinci bentteki bozma istemi yönünden aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendine göre karar verilmesi mümkün olduğundan, hükümlü hakkında ruhsat ve plakada sahtecilik ile dolandırıcılık suçlarından açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı Yasa'nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, cezaların çektirilmemesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.