Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2013/23043 E. 2013/18327 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2013/23043
Karar No
2013/18327
Karar Tarihi

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 03.09.2013 gün ve 2013/13880/54581 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13.09.2013 gün ve KYB 2013/297174 sayılı ihbarnamesi ile; Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul Anadolu 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/02/2013 tarihli ve 2011/132 esas, 2013/103 sayılı kararını kapsayan onaylı dosyanın suretinin incelenmesinde, 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/6-c. maddesine eklenen "Sanığın kabul etmemesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez." seklindeki düzenleme karışısında, sanığa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul edip etmediği sorulmadan yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü: Kanun yararına bozma, hakim veya mahkemeler tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelenmesinden geçmeksizin kesinleşen hüküm ve kararlardaki hukuka aykırılıkların giderilmesi için kabul edilen olağanüstü bir kanun yoludur. 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca, hakim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtay’ca bozulması istemini, yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak, Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtay’ca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir. Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hakim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır. Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir. Kanun yararına bozma konusu karar veya hükmün hukuka aykırı olmakla birlikte hukuken geçerli bir karar veya hüküm olması gerekir. Hukuki geçerliği bulunmayan yok hükmündeki kararlar aleyhine kanun yararına bozma isteminde bulunulamaz. Öte yandan çözümü başka bir mericinin kararına bağlı hukuka aykırılıklar da kanun yararına bozma yasa yoluyla denetlenemeyecektir. İncelenen dosya içeriğine göre; resmi belgede sahtecilik suçundan sanık ...'nin, 5237 sayılı TCK'nun 204/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nun 231/5. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul Anadolu 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2013 gün ve 2011/132 esas, 2013/103 sayılı kararına karşı sanık müdafiinin 28.03.2013 tarihli dilekçesiyle vaki itirazın mercii İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesince incelenerek, 6008 sayılı Kanun ile 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinin 6. fıkrasının (c) bendine eklenen “sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez" seklindeki düzenleme karşısında sanıktan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul edip etmediği sorulmadan yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle itirazın kabulüyle İstanbul Anadolu 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2013 gün ve 2011/132 esas, 2013/103 sayılı kararının kaldırılmasına karar verildiği, bu nedenle ortada kanun yararına bozma yasa yoluyla çözümlenecek bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan nedenlerle; kanun yararına bozma istemi yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 04.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2013/23043, K. 2013/18327, T. 04.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2013-23043-e-2013-18327-k-4510a79e01f0