Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2013/17794 E. 2013/16664 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/17794
- Karar No
- 2013/16664
- Karar Tarihi
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 24.03.2013 gün ve 2013/10492/40331 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04.07.2013 gün ve KYB.2013/232327 sayılı ihbarnamesi ile; Özel belgede sahtecilik suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 107/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süre ile denetimli serbestlik süresi takdirine dair, Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/03/2013 tarihli ve 2013/46 esas, 2013/118 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 26/03/2013 tarihli ve 2013/242 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde; Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesince, sanıktan talep edilen ölçülebilir likit bir zarar bulunulmadığından bahisle sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de somut olayda katılan adına açılan telefon hatları sebebiyle aleyhine icra takibi yapılmış olması karşısında suçun işlenmesiyle 5271 sayılı Kanun'un 231/6-c maddesinde yer alan katılanın uğradığı zararın tamamen giderilmesi koşulunun olayda gerçekleşmediği gözetilerek itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü: Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 gün ve 346-25 ve 03.02.2009 gün ve 250-13 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabilmesi için diğer şartların yanında, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi de gerekmektedir. Burada, uğranılan zararlardan kast edilen maddi zararlar olup, manevi zararlar bu kapsamda değerlendirilmemelidir. Maddi zararın bizzat sanık tarafından yerine getirilmesi gerekmeyip, sanık adına onun bilgisi ve rızası tahtında üçüncü kişiler tarafından da tazmin, aynen iade veya eski hale getirme suretiyle giderilmesi de olanaklıdır. Ancak, herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşul aranmayacaktır. Zararın belirlenmesinde hakim, ceza yargılamasında şahsi hak davasına yer verilmediği gerçeğini de göz önünde bulundurmak koşuluyla, kanaat verici basit bir araştırma yapmalı, hukuk hakimi gibi gerçek zararı tam anlamıyla saptamaya çalışmamalıdır. Zira 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki düzenleme, kişinin ileride hukuk mahkemesinde şahsi hak davası açmasına ve giderilmediğini düşündüğü gerçek zararının saptanarak kalan kısmına da hükmedilmesini isteme yönünden bir engel oluşturmamaktadır. İncelenen dosya içeriğine göre; şikayetçinin aşamalardaki birbiri ile uyumlu beyanı karşısında sahte cep telefonu abonelik sözleşmesi düzenlemek suretiyle işlendiği iddia ve kabul olunan özel belgede sahtecilik suçu nedeniyle meydana gelmiş bir zarar bulunmadığıicra dosyasına konu alacağın sanığın eyleminden doğmayıp, sahte abonelik sözleşmesiyle alınan cep telefonu hatları üzerinden yapılan görüşme ücretlerinden kaynaklandığı anlaşılmakla sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 207/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süre ile denetimli serbestlik süresi takdirine dair, Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2013 gün ve 2013/46 esas, 2013/118 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.2013 gün ve 2013/242 değişik iş sayılı kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin CMK'nun 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 13.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.