Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2013/13733 E. 2013/13059 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Tefecilik, Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/13733
- Karar No
- 2013/13059
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik, Tefecilik, Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, tefecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : 1-Resmi belgede sahtecilik suçundan TCK.nun 204/1, 62/1, 53, 51. maddeleri gereği 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına, ertelemeye ve 2 yıl denetim süresine tabi tutulmalarına, Gerekçeli karar başlığında hatalı olarak yazılan suç tarihinin suça konu bononun icraya konulduğu tarih olan 18.04.2005 ve öncesi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 01.12.2008 gün ve 2008/13769-10582 Esas-Karar sayılı kararı ile görev uyuşmazlığının sonuca bağlanıp görevli mahkemenin belirlendiği anlaşılmakla 10.06.1942 gün ve 26-16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere yargı yerleri arasında çıkan görev uyuşmazlığı sonucunda yargılama yeri belirtilmesi yoluyla yetkili kılınan mahkemenin verdiği karar Yargıtay'da incelenirken görev hususunun tekrar bahis konusu edilmeyeceği cihetle teblignamedeki görevsizlik kararı verilmesi gerektiğine ilişen bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır. I- Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ... ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak: Resmi belgede sahtecilik suçunun cezası, 765 sayılı TCK'nun 342/1. maddesinde 2 yıldan 8 yıla kadar ağır hapis, 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesinde ise 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olarak öngörülmesine karşın, temel cezanın alt sınırdan tayini halinde 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinde düzenlenen ve kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanan güvenlik tedbirlerinin 765 sayılı TCK'da bulunmadığı ve 5252 sayılı Yasa'nın 6. maddesi uyarınca kanunlarda öngörülen “ağır hapis” cezalarının “hapis” cezasına dönüştürüldüğü dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nun aleyhe sonuç doğurduğu gözetilmeden, lehe yasanın belirlenmesi konusunda hiçbir değerlendirme de yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı görülmekle hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasa'nın 322. maddesinde verilen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan; hüküm fıkrasından “5237 sayılı TCK'nun uygulanmasına ilişkin ibarelerin çıkartılarak, yerlerine “765 sayılı Yasa'nın 342/1, 59/2 ve 647 sayılı Kanun'un 6. maddeleri” ibarelerinin yazılmak suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; yüklenen “nitelikli dolandırıcılık ve tefecilik ”suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, 18.04.2005 ve öncesi olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 17.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.