Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/8734 E. 2013/12890 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Nitelikli Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/8734
Karar No
2013/12890
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik, Nitelikli Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : 1- 5237 sayılı TCK'nun 158/1-f, 62, 52, 53. maddelerine göre 1 yıl 8 ay hapis, 15.000,00 TL adli para cezası, hak yoksunluğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, 2- 765 sayılı TCK'nun 342/1, 80, 59. maddelerine göre 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, 1- Sanık hakkında ''resmi belgede sahtecilik'' suçundan kurulan hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Noter tarafından düzenlenen imza sirkülerinin sahteliği kanıtlanıncaya kadar geçerli belgelerden olduğu gözetilmeyerek eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş, 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinin uygulanmama gerekçesi gösterilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 2- Sanık hakkında ''nitelikli dolandırıcılık'' suçundan kurulan hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 13.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/8734, K. 2013/12890, T. 13.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-8734-e-2013-12890-k-56f68ba8d240