Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/6139 E. 2013/13237 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/6139
- Karar No
- 2013/13237
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Asıl karar: Mahkumiyet Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.02.2010 gün ve 26/18 sayılı kararında da açıklandığı üzere; gerek yüze karşı gerek yoklukta verilen hüküm ve kararlarda, başvurulacak yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak mercii ile başvuru şeklinin belirtilmesi gerekmekte olup, yerel mahkemenin 05.11.2008 tarihli kararında, yasa yoluna başvuru süresinin başlangıç tarihinin, başvuru mercinin ve şeklinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde gösterilmediği cihetle, sanığın öğrenmekle 12.01.2009 günü yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulüyle ile mahkemenin 26.02.2009 günlü temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.06.2010 gün ve 98/143 sayılı ve Dairemizin benzer bir çok kararlarında açıklandığı üzere, 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulanabilmesi için “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” gerektiği, somut olayda, suça konu sahte pasaport ve kimlik kartının aynı anda ele geçirildiği, dosya kapsamına göre de bu belgelerin farklı zamanlarda düzenlendiğine dair kesin delil bulunmadığı anlaşıldığından zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, eylemin kül halinde 5237 sayılı Yasanın 204/1. maddesinde öngörülen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı ancak, birden çok sahte belgenin düzenlenmesi/kullanılması olgusunun 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında nazara alınabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde suçun zincirleme şekilde işlendiğinin kabulü ile temel cezanın TCK.nun 43. maddesi uyarınca artırılması suretiyle fazla ceza tayini, 2- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesi gereğince güvenlik tedbirlerine hükmolunurken uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nun 232. maddesine aykırı davranılması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı yönünde kazanılmış hakkın saklı tutulmasına 18.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.