Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/6129 E. 2012/10405 K. – Sahte Fatura
Konu: Sahte Fatura Kullanmak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/6129
- Karar No
- 2012/10405
- Karar Tarihi
- Konu
- Sahte Fatura Kullanmak
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura kullanmak HÜKÜM : 213 sayılı Yasanın 359/b-1, 5237 sayılı TCK.nun 53, 51/1-3. maddeleri gereği 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezasının ertelenmesine, 18 ay denetim süresi belirlenmesine, bu sürede herhangi bir yükümlülük yüklenmesine yer olmadığına ilişkin. Katılan idare vekilinin 19.10.2011 havale tarihli dilekçe ile temyizden vazgeçtiği anlaşıldığından, sanığın temyiz itirazlarına hasren yapılan incelemede; Sanığın 2004 takvim yılında sahte faturalar kullanmak suretiyle "katma değer vergisi" ziyaına sebebiyet verdiğinin iddia olunması, kullanılan son faturanın 23.12.2004 tarihli olması karşısında suç tarihinin 21.01.2005 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüş, sanığın aynı takvim yılı içerisinde farklı dönemlerde birden çok sahte fatura kullandığı anlaşılmakla; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 05.03.2002 gün ve 28/179 sayılı kararında açıklandığı üzere faturaların adet ve tutarları, zarar miktarı, kastın yoğunluğu ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği, temel cezanın alt sınırdan tayin olunmasına göre 647 sayılı Yasanın 6 ve 5237 sayılı Yasanın 51. maddelerine göre tecili olanaklı hale geldiği gözetilip, 5237 sayılı Yasanın lehe kabulü halinde anılan yasanın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunluğuna da karar verilmesi gerekeceği, hükümde gösterilmese bile infazda nazara alınacağı ayrıca 51/8. maddesi uyarınca denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli geçirildikten sonra cezanın infaz edilmiş sayılacağı, 647 sayılı Yasanın 6. maddesine göre tecil halinde ise denetim süresinin yeni bir suç işlemeden geçirilmesi halinde 765 sayılı TCK'nun 95/2. maddesi uyarınca “tecil edilmiş olan mahkumiyetin esasen vaki olmamış sayılacağı” dikkate alındığında 5237 sayılı Yasanın aleyhe sonuç doğurduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen yukarıda yazılı hususunun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında kurulan hüküm fıkrasından "5237 sayılı TCK’nun 62 ve 51” ibarelerinin çıkartılıp yerlerine “765 sayılı TCK’nun 59/2 ve 647 sayılı Yasanın 6.” ibareleri yazılarak, yine sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm tamamen çıkartılmak suretiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 31.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.