Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/5346 E. 2013/10468 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/5346
- Karar No
- 2013/10468
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 765 sayılı TCK.nun 342/1 ve 59 maddasince 2 yıl 1 ay hapis cezası.Ayrıca 5237 sayılı TCK.nun 63. maddesi Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: I- Romanya'ya gitmediği halde bu ülkeden sürücü belgesi aldığına dair sahte belgeler düzenleyen sanığın bu dayanak belgelerle Kadıköy Emniyet Müdürlüğünden sürücü belgesi alıp kullandığının iddia ve kabul olunması, 14.02.2010 tarihinde trafik uygulaması yapan görevlilerce sanığın belgeyi kullanması üzerine el konulması karşısında; suç tarihinin, söz konusu sahte sürücü belgesinin en son kullanıldığı 14.02.2010 tarihi olduğu ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesi gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, II-Sanığın, sahte dayanak belgelerle Kadıköy Emniyet Müdürlüğünden sürücü belgesi alıp kullandığı anlaşılmakla zincirleme suç hükümleri uyarınca cezasının artırılması gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de, 1-Suç tarihinin 08.02.2005 olarak kabul edilmesi halinde, hükmün konusunu oluşturan “sahte sürücü belgesi alıp kullanmak” eyleminin 765 sayılı TCK’nun 350/1-3. maddesi kapsamında kalan belgelerden olduğu ve aynı Yasanın 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, 08.02.2005 tarihinden iddianamenin düzenlendiği 12.05.2010 tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, 2- Suç tarihinin 08.02.2005, eylemin 765 sayılı TCK'nun 342/1. maddesi kapsamında kalan suç olarak kabul edilmesi halinde de, 765 sayılı TCK'nun 342. maddesinin 1. fıkrasında 2 yıldan 8 yıla kadar ağır hapis olarak öngörülmüş iken 5237 sayılı TCK'nun 204. maddesinin 1. fıkrasında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası şeklinde sanık lehine düzenleme yapıldığı, 765 sayılı TCK'nun 29. maddesinde yer alan ölçütlerin 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesinde bu suçla ilgili olarak değişmediği, mahkemece karşılaştırma sırasında 765 sayılı Yasa uygulanırken 2 yıldan 8 yıla kadar olan ceza içinden 2 yıl 6 ayın tercih edildiği, 5237 sayılı Yasa ile üst sınırın aşağı çekilmesi nedeniyle yasa koyucunun lehe yaptığı düzenleme de göz önüne alınarak, temel cezanın tayinindeki ölçütlerin değişmemesi nedeniyle önceki cezadan daha az bir cezanın takdir ve tayin olunması gerektiği gözetilmeden karşılaştırma sırasında, 5237 sayılı Yasanın 204/1. maddesi uyarınca da temel cezanın 2 yıl 6 ay olarak belirlenip, cezaların eşitliği halinde 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları nedeniyle 765 sayılı TCK'nun lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması, 3-765 sayılı TCK’nun lehe olduğu belirlenip hüküm kurulduktan sonra, tutuklulukta geçen sürelerin cezadan mahsubu konusunda 5237 sayılı TCK'nun 63. maddesi uygulanmak suretiyle karma uygulama yapılması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 20.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.