Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/4022 E. 2012/9210 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/4022
Karar No
2012/9210
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği, dolandırıcılık HÜKÜM : 1-765 sayılı TCK'nun 342/1. maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası 2-5237 sayılı TCK'nun 157/1, 52/2. maddeleri gereğince 1 yıl hapis ve 2000 TL adli para cezası I- Sanık müdafiinin “ dolandırıcılık” suçundan sanığın mahkumiyetine dair karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 28.12.2004 gün ve 2004/173-228 sayılı kararında da açıklandığı üzere dolandırıcılık suçunun bankanın maddi varlığı olan çek kullanılmak suretiyle işlendiğinin iddia ve kabul olunması karşısında; eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 504/3 (5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 158/1-f) maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Yasanın 9. madde hükümleri karşısında; sanığa yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımı, suçun işlendiği 01.11.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiğinden yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Sanık müdafiinin “ memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği” suçundan sanığın mahkumiyetine dair karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise: Sanığın karşılıksız çek keşide etmek suçundan görülmekte olan Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2003/163 Esas sayılı dosyasında tanık olarak verdiği ifadesinde ve 13.05.2008 tarihli savunmasında suça konu çek altındaki imzanın kendisine ait olmadığını, kardeşi ... adına çek keşide etme yetkisinin bulunmadığını söylemesi, çek hesabı sahibi ... Toptaş'ın 26.09.2006 tarihli ifadesinde sanığa kendisi adına çek keşide edip başkalarına vermesi yönünde bir talimatının bulunmadığını beyan etmesi, 29.01.2007 tarihli bilirkişi raporunda çek üzerindeki keşideci imzasının sanığın eli ürünü olduğunun tespit edilmesi karşısında, CMK.nun 217. maddesi uyarınca topladığı delilleri değerlendirerek yüklenen suçun oluştuğunu kabul eden mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamenin 2. maddesindeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş, ertelemeye ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmeme nedenleri gösterilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, takdiri indirim maddelerinin uygulanması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 17.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/4022, K. 2012/9210, T. 17.05.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-4022-e-2012-9210-k-8c8e8186a3ec