Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/27702 E. 2013/18050 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/27702
Karar No
2013/18050
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan 765 sayılı TCK.nun 503/1, 522/1, 59/2. maddeleri uyarınca neticen 11 ay 20 gün hapis, 9.111 TL adli para cezası, Sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan 765 sayılı TCK.nun 503/1, 522/1, 81/1. maddeleri uyarınca neticen 1 yıl 3 ay 6 gün hapis 12.148 TL adli para cezası, I- Sanık ... müdafiinin “ resmi belgede sahtecilik “suçundan sanığın mahkumiyetine dair karara yönelik temyiz itirazlarını incelenmesinde : Alaşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 30.12.2004 tarih, 2004/1494 esas sayılı iddianamesinde, sahte oldukları belirtilen suça konu belgeler arasında, noterde düzenlenmiş araç satış vekaletnamesinin de bulunması ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun 82. maddesi gereğince noterler tarafından düzenlenen belgelerin sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olması nedeniyle, eylemin kül halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 342/2, 80. (5237 sayılı Yasanın 204/1-3,43 ) maddeleri ve fıkrasında öngörülen sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerde sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, 765 sayılı TCK'nun 342/son maddesinde düzenlenen sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgenin suretinde sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek yazılı şekilde eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından, kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan gerekçeden yoksun olarak denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm kurulması ise 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesindeki hak yoksunlukları nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 342/son maddesinin netice olarak sanık lehine olması nedeniyle bu eksiklik sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-Sanığın tekerrüre esas alınan Bayındır Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2000 tarih 2000/187 esas ve 2000/221 Karar sayılı ilamının 02.11.2002 tarihinde yerine getirilmesi , sanığın üzerine atılı sahtecilik suçunun ise 24.10.2002 tarihinde işlenmiş olması karşısında, suç tarihinde henüz yerine getirilmemiş olan ilamın 765 sayılı TCK'nun 81/1. maddesi uyarınca tekerrüre esas nitelikte olmadığının gözetilmemesi, 2-Adi emanetin 2002/211 sırasında kayıtlı suça konu belgelerin akıbeti hakkında bir karar verilmemesi, Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün sanık ... hakkındaki V. fıkrasında yer alan 765 sayılı TCK'nun 81/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle netice hapis cezası 3 yıl olarak belirlenip, hüküm fıkrasına “"Adli Emanetin 2002/211 sırasında kayıtlı suça konu sahteliği kabul edilen belgelerin dosya arasında delil olarak saklanılmasına" ibaresi de eklenilmek suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II-Sanıklar müdafilerinin "dolandırıcılık" suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “ dolandırıcılık” suçunun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 24.10.2002 ve 25.11.2002 tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, 02.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/27702, K. 2013/18050, T. 02.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-27702-e-2013-18050-k-fac88634ef55