Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/20531 E. 2013/11576 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/20531
Karar No
2013/11576
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Güveni kötüye kullanmak, dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Sahtecilik suçundan; 5237 sayılı TCK'nun 7/2. maddesi uyarınca 765 sayılı TCK'nun 342/1, 59/2. maddelerine göre 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ilişkin (her iki sanık içinde) -Dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı TCK'nun 7/2. maddesi uyarınca aynı sayılı TCK'nun 158/1-f, 62, 52, 52/4. maddelerine göre 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ve 21660 YTL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve taksitlendirmeye ilişkin (her iki sanık içinde) Katılan vekillerinin temyiz dilekçesinde, mahkumiyet hükümlerine yönelik yasal olmayan gerekçe ile takdiri indirim uygulanarak eksik ceza tayin edilmesi ve sanıkların beraatine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle anılan kararların bozulması isteminde bulunduğu, beraate konu tek hükmün sanık ... hakkındaki hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu olduğu, sanık ... ve ... hakkında açılan dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından ise mahkumiyet kararları verildiği anlaşılmakla; katılan vekillerinin temyiz isteminin sanık ... hakkında verilen beraat ve her iki sanık hakkında verilen mahkumiyet kararlarına yönelik olduğunun tespiti ile yapılan incelemede; I- "Güveni kötüye kullanmak' suçundan sanık ... hakkında verilen beraat kararına yönelik katılan vekillerinin, 'dolandırıcılık' suçundan sanıklar ... ve ... hakkında verilen mahkumiyet kararlarına yönelik katılan vekilleri ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” ve sanık ...'a yüklenen "güveni kötüye kullanmak" suçlarının yasada gerektirdiği cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suçtarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, yüklenen suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekillerinin ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, II-Sanıklar hakkında 'resmi belgede sahtecilik' suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik katılan vekillerinin ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekillerinin ve sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: Sanıklar hakkında “resmi evrakta sahtecilik” suçundan uygulanan 765 sayılı TCK'nun 342/1. maddesinde öngörülen ceza 2 yıldan 8 yıla kadar ağır hapis cezası olup, 5237 sayılı TCK' nun 204/1. maddesinde 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası şeklinde sanık lehine düzenleme yapıldığı, 765 sayılı TCK'nun 29. maddesinde yer alan ölçütlerin 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesinde bu suçla ilgili olarak değişmediği, mahkemece 765 sayılı Yasa uygulanırken 2 yıl 6 ay hapis cezası tercih edildiği, 5237 sayılı Yasa ile üst sınırın aşağı çekilmesi nedeniyle yasa koyucunun lehe yaptığı düzenleme de gözetilerek temel cezanın tayinindeki ölçütlerin değişmemesi nedeniyle önceki cezadan daha az bir cezanın takdir ve tayin olunması gerektiği, bu nedenle 5237 sayılı TCK'nun sanıklar lehine olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilleri ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321 nci maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 09.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/20531, K. 2013/11576, T. 09.07.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-20531-e-2013-11576-k-3394712f1fbe